1. Anasayfa
  2. Zaman Akışı
  3. Sohbet
  4. Haberler
  5. Üyeler
    1. Son Aktiviteler
    2. Çevrimiçi Üyeler
    3. Üye Erişimleri
    4. Üye Arama
  6. Forum
    1. Çözümlenmemiş Konular
  7. Blog
    1. Yazılar
  8. Dosya Arşivi
  9. Galeri
    1. Albümler
    2. Harita
  10. Takvim
    1. Yaklaşan Etkinlikler
    2. Harita
  11. İletişim
  • Giriş
  • Kayıt
  • Ara
Blog Yazıları
  • Heryer
  • Makaleler
  • Sayfalar
  • Forum
  • Blog Yazıları
  • Dosyalar
  • Galeri
  • Etkinlikler
  • Gelişmiş Ayarlar
  1. Türkiye LGBTİ Topluluğu
  2. Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans ve İnterseks Blogları
  3. Sanırım O O. Çocuğu Sendin Aşkım!

Bölüm 7

  • Anil Absolution
  • 4 Nisan 2021 21:24
  • 1.636 kez okundu
  • 1 Yorum

Yatmadan önce okuldan kaçıp kaçmayan var mı diye emin olmak adına saat 22:00 civarı yapılacak olan son yoklamaya dişlerimizi fırçalayıp sigara kokmadan katılabilmek için koğuşlara(yatakhanelere) doğru yürümeye başladık… Kalbim disiplinsiz belediye bandoları gibi atıyordu, ritimsiz, gelişigüzel.. Bir an uzun aralıklarla fakat güm güm atarken, bir sonraki anda kısa kısa ve tamtiritamtam tempolarla atıyordu.. Koğuşların merdivenlerinden çıkarken meşhur zombie walk’uma çeyrek vardı.. Zombie olduğunu çaktırmamak için götünü yırtan bir ölü yürüyüşüydü merdivenlerden Keş’in kolu altında çıkışım, Keş desteklemese kendimi o merdivenlerden yuvarlanacakmış gibi hissediyordum.. Ayakkabılarım 50şer kiloydu o an.. Her şeye küfrediyordum, pişmanlıktan ölüyordum ama yine de inadına Keş’e doğru çekiliyordum..

Yoklamadan sonra Keş gelmeden hemen yatağı düzenledim ve yorganın altına girerek gözlerimi kapadım.. Normalde koğuştaki sikiklerin sesinden uyuyamayan ben bu sefer kalbimin sesinden sağır olmuştum.. Havadaki gerginlik öyle yoğundu ki bozuk para atsam asılı kalırdı gibime geliyor.. Yatağa uzandığında bir insan derin derin nefes almaya başladıysa uyumak üzeredir ama benim aldığım nefes ciğerlerime az geliyordu, okulun etrafında 3 tur (sanırım 15bin metreye yakın ediyor bu 3 tur) koşmuş 40 yıllık sigara tiryakisi gibi nefes alıyordum.. Yüzüm de kireç gibiydi.. Derken gözlerim kapalı olmasına rağmen bir gölge hissettim göz kapaklarımın üstünde ama götüm yemedi gözlerimi açmaya.. Biri omzuma dokunuyordu sanki tüm koğuş uyuyormuş da beni, kimseyi rahatsız etmeden uyandırmaya çalışıyormuş gibiydi.. Keş’in dokunuşuydu bu, 40 yıl uzak kalsak ve gözüm kapalıyken biri gelip benim omzuma dokunsa yine de anlarım onun Keş olup olmadığını.. Bir dokundu iki dokundu üç dokundu derken sike sike gözlerimi açmak zorunda kaldım ve hayatımın en beceriksiz uykulu insan rolü için yutkunup hazırlandım.. “Oğlum bırak allah aşkına senin bu saatte uyumayacağını adımdan iyi biliyorum ben numara yapma” dedi Keş ve ben yutkunduğumla kaldım o an.. Yüzündeki ifade o kadar masumdu ki, ona o an yalan söylesem birini öldürmüşçesine vicdan azabı çekeceğimi düşündüm.. “Hadi gel bi sigara içelim” dedi ve ardından yorganı açıp yine o piç gülümsemesiyle kolumdan çekti..

İçimden ona söylemek için biriktirdiğim tonlarca küfürün yerini anlamsız bir sempatiye bıraktığı andı.. Dedim ya hani o bir dengesizdi ben bin… “Haha tamam geliyorum tamam” dedim en davetkar gülümseyişimle.. Kolumu hala bırakmamıştı ve kol kola gittik tuvalete (romantizmin içine neden sıçtığımız belli, tuvalette başlayan ve devam eden şeyden ne beklenir ki).. yine lavaboların arkasındaki kabinlerden en sonuncuyu seçtik ve kabine girmeden önce de kabinin üstünde yanan florasanı söndürdük malum kabinin tepesinden yangın varmış gibi çıkan duman dışardan bakılınca belli olmamalıydı.. Her defasında son kabini seçme sebebimiz sikişe elverişli olduğundan değildi sadece pencere son kabinin üstündeydi ve her yeri sigara kokutarak yakayı ele vermek istemiyorduk.. Yoksa öncelikli amacımız seks veya aşk veya sevişmek vs değildi, iş düşünüyorduk biz orda abi üstüme gelmeyin lan tamam sevişmeye de en elverişli olan orasıydı ama cidden o akşam aklımdan geçen sevişmek değildi sadece istediği gibi beraber sigaramızı içip arkadaşlığımızı kurtarmaktı.. Tabi ütopyalar kadar mide bulandırıcı bir avuntuydu bu kendime aşıladığım ” ov may gad arkidişliğimizi kurtariciiiiğim” yalanı.. Ne arkadaşlığı amk sevişirken hiç öyle hissetmiyordun, ya da yanaşırken.. Şimdi neyin pollyannalığıydı bu.. Yine de akıntıya karşı yüzmekten yorulmuş adamın şelale öncesi tutunabileceği son dala var gücüyle kulaç atması gibi sarıldım o yalana.. Aramızdaki şey hataydı, gerçek değildi, ve tekrarlanmamalıydı.. İkimizin de kız arkadaşı vardı amk bi kere.. Şizofrenik hesaplaşmaların kangren yanıtlarıyla girdiğim tuvalet kabininde Keş’in konuşmaya başlamasıyla kangren olan yerleri kesip atmış ve üstüne sifonu çekmiş gibi irkilerek dikkatimi ona verdim.. Keş’e bakarken irade’yi de arka cebimdeki kuğulluğumun yanına sıkıştırıverdim..

Aşırı pişmanlık sona erdi ve koy götüne rahman gelsin evresi böylece başlamış oldu.. Aramızda geçen konuşma gayet yüzeysel ve anlamsızdı “hadi abi çılgınlar gibi sevişelim yine” demeye utanan iki ergenin tensel olarak yaklaşıp sözel olarak inadına uzaklaştığı bir sohbetti.. “Haftasonun nasıl geçti neler yaptın ben yokken”, “Cezalıydım oğlum bildiğin gibi ne yapayım bütün gün okuldaydım işte”, “Gürbüzleyken canın sıkılmamıştır pek ha ?”. İşte bu cümledeki gizli sikiştiniz mi ögesini bulunuz…

Siktiriboktan prizlere ütü fişi takarken ani bir elektrik sıçraması olur ya hani, o an beynim öyleydi, ellerim karıncalanıyordu ve üst dudak sağ taraftan pıt pıt seyirmeye başlamıştı.. Amına koduğumun piçi psikolojimi siktiği yetmiyormuş gibi biyolojimi de sağ bırakmamaya yeminli gibiydi.. Yine de soğukkanlılık candır kandır diyerek (ibnesel asalet) “Sağolsun yaa bir dakka olsun yalnız bırakmadı, utanmasam benimle cezalı olduğuna sevincem neredeyse” dedim.. Keş’in suratı dağılmıştı bu sefer.. O an benden “yok oğlum ne saçmalıyorsun sen ya” dememi beklemediyse ben de Anıl değilim.. ama götlüğe götlük işte..

Tenlerimiz birbiri için çıldırsa da aklım reddediyordu şerefsizi.. “vaaay demek öyle ha iyiymiş” dedi pis pis sırıtarak.. “iyi tabi ya o olmasa bu haftasonu sıkıntıdan patlardım” dedim üstün salağa yatma yeteneğime sarılarak.. “neyse sevindim ya..” dedi masum masum.. hafif gülümsemekle yetindim o an suratıma bakıp bakmadığını bilmeden.. Bu çocuk beni çok şaşırtıyordu, kafasına bir şey mi düştü diye düşünürken aptal aptal sırıtmış olmalıyım ki “ne oldu neden gülüyorsun” dedi tatlı tatlı gülümseyerek bana.. “yok bir şey” dedim aniden, o “yok bir şey” demeler başlatır ya tüm ucuz cilveleşmeleri, o an bunu düşünmeden “yok bir şey” dediğim için anlık kramplar giriyordu mideme.. Sadece baktı yüzüme ve 1bucuk 2 metrekarelik tuvalet kabininde gözleri harici bakabileceğim santimetrekare kalmamışçasını kilitlendim gözlerine.. Nefes alışverişlerimiz, gözler, nefes alışverişlerimiz, gülümsemeler, gözler, nefes alışverişlerimiz, yakınlaşmaya meyilli tenler, ve Keş’in göz kırpışı…

O göz kırpınca kalbimin durduğunu hissederdim, göz kırparken kirpiklerinin yanağına dokunuşu akşam güneşi gibiydi.. Dizlerim bu manzarayı yine ayakta alkışlıyordu titremekten.. Hayatın bazı anları vardır böyle, nasıl desem, genelde hızlı akan zaman, o dakikalarda dinleniyormuş gibi durur ve her neye takıldıysa gözünüz,bu göz kırpma gibi saniyelik de olsa, o saniyeyi dakikalarca izlemişçesine kazır aklınıza.. İçimden “bu orospuçocuğu işini biliyor amk” diye boykot yaparken belimden tutup beni usulca kendine çekti ve dudakları boynuma doğru yaklaşmaya başladı..

Anıl Absolution

  • Önceki Yazı Bölüm 6
  • Sonraki Yazı Bölüm 8

Yorumlar 1

Theodosius Romanus
18 Ekim 2021 00:31
  • İçerik Raporla

AĞIR Spoiler alert*

“Gürbüzleyken canın sıkılmamıştır pek ha ?”

Resmen ağız arama bu işte! Başka kimler biliyor acaba ben tek miyim demenin başka hali. Seni o zamanlar sevmiyordu emin değildi bunu kendisi de ileride söylemişti zaten. Keş en başından beri açık açık korkuyordu. İdarenin kendisini de atabileceğini biliyordu okuldan o yüzden onlara gidemedi. Bu kadar samimi olduktan sonra birden bire uzaklaşırsanız Gürbüz ve diğerlerinin bunu fark edebileceğini biliyordu o yüzden iyi bir oyunculuk sergiledi belki de. Gürbüz ve diğerlerine senden önce o söylemeliydi çünkü bunu en azından kendini kurtarabilmek için. Bu kitabın adı ne? "sanırım o orospu çocuğu sendin aşkım" bu maceranın sonunun iyi bitmediğini düşünüyorum ve buna sebep olacak şeyler bence her şeyin başladığı zamanda gizli.

Kategoriler

  • Genel

Arşiv

  1. 2021 (181)
    1. Eylül (41)
    2. Nisan (140)
      • Bölüm 136
      • Bölüm 135
      • Bölüm 134
      • Bölüm 133
      • Bölüm 132
      • Bölüm 131
      • Bölüm 130
      • Bölüm 129
      • Bölüm 128
      • Bölüm 127
      • Bölüm 126
      • Bölüm 125
      • Bölüm 124
      • Bölüm 123.5
      • Bölüm 123
      • Bölüm 122
      • Bölüm 121
      • Bölüm 120
      • Bölüm 119
      • Bölüm 118
      • Bölüm 117
      • Bölüm 116
      • Bölüm 115
      • Bölüm 114
      • Bölüm 113
      • Bölüm 112
      • Bölüm 111
      • Bölüm 110
      • Bölüm 109
      • Bölüm 108
      • Bölüm 107
      • Bölüm 106
      • Bölüm 105
      • Bölüm 104.5
      • Bölüm 104
      • Bölüm 103
      • Bölüm 102
      • Bölüm 101
      • Bölüm 100
      • Bölüm 99
      • Bölüm 98
      • Bölüm 97
      • Bölüm 96
      • Bölüm 95
      • Bölüm 94
      • Bölüm 93
      • Bölüm 92
      • Bölüm 91.5
      • Bölüm 91
      • Bölüm 90
      • Bölüm 89
      • Bölüm 88
      • Bölüm 87
      • Bölüm 86
      • Bölüm 85
      • Bölüm 84
      • Bölüm 83
      • Bölüm 82
      • Bölüm 81
      • Bölüm 80
      • Bölüm 79
      • Bölüm 78
      • Bölüm 77
      • Bölüm 76
      • Bölüm 75
      • Bölüm 74
      • Bölüm 73
      • Bölüm 72
      • Bölüm 71
      • Bölüm 70
      • Bölüm 69
      • Bölüm 68
      • Bölüm 67
      • Bölüm 66
      • Bölüm 65
      • Bölüm 64
      • Bölüm 63
      • Bölüm 62
      • Bölüm 61.5
      • Bölüm 61
      • Bölüm 60
      • Bölüm 59
      • Bölüm 58
      • Bölüm 57
      • Bölüm 56
      • Bölüm 55
      • Bölüm 54
      • Bölüm 53
      • Bölüm 52
      • Bölüm 51
      • Bölüm 50
      • Bölüm 49
      • Bölüm 48
      • Bölüm 47
      • Bölüm 46
      • Bölüm 45
      • Bölüm 44
      • Bölüm 43
      • Bölüm 42
      • Bölüm 41
      • Bölüm 40
      • Bölüm 39
      • Bölüm 38
      • Bölüm 37
      • Bölüm 36
      • Bölüm 35
      • Bölüm 34
      • Bölüm 33
      • Bölüm 32
      • Bölüm 31
      • Bölüm 30
      • Bölüm 29
      • Bölüm 28
      • Bölüm 27
      • Bölüm 26
      • Bölüm 25
      • Bölüm 24
      • Bölüm 23
      • Bölüm 22
      • Bölüm 21
      • Bölüm 20
      • Bölüm 19
      • Bölüm 18
      • Bölüm 17
      • Bölüm 16
      • Bölüm 15
      • Bölüm 14
      • Bölüm 13
      • Bölüm 12
      • Bölüm 11
      • Bölüm 10
      • Bölüm 9
      • Bölüm 8
      • Bölüm 7
      • Bölüm 6
      • Bölüm 5
      • Bölüm 4
      • Bölüm 3
      • Bölüm 2
      • Bölüm 1
Firewall Sponsor
Cloudflare
Community Software Sponsor
Community Software Sponsor
Workspace Sponsor
Google

LGBTI News
  1. LGBTİ
  2. LGBTI News
  3. Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans & İnterseks, Eşcinsel Forum Sitesi
  4. Topluluk Kuralları
  5. Gizlilik Politikası
  6. İletişim
Powered by WoltLab Suite™ 6.1.25 tarafından geliştirilmiştir.