1. Anasayfa
  2. Zaman Akışı
  3. Sohbet
  4. Haberler
  5. Üyeler
    1. Son Aktiviteler
    2. Çevrimiçi Üyeler
    3. Üye Erişimleri
    4. Üye Arama
  6. Forum
    1. Çözümlenmemiş Konular
  7. Blog
    1. Yazılar
  8. Dosya Arşivi
  9. Galeri
    1. Albümler
    2. Harita
  10. Takvim
    1. Yaklaşan Etkinlikler
    2. Harita
  11. İletişim
  • Giriş
  • Kayıt
  • Ara
Blog Yazıları
  • Heryer
  • Makaleler
  • Sayfalar
  • Forum
  • Blog Yazıları
  • Dosyalar
  • Galeri
  • Etkinlikler
  • Gelişmiş Ayarlar
  1. Türkiye LGBTİ Topluluğu
  2. Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans ve İnterseks Blogları
  3. Sanırım O O. Çocuğu Sendin Aşkım!

Bölüm 52

  • Anil Absolution
  • 4 Nisan 2021 22:08
  • 1.124 kez okundu

O haftasonunu dışarı çıkıp aylak aylak gezmektense kendimi kütüphaneye hapsederek geçirdim.. Haftada en az 3 kitap okuyordum ki bu bile bana çok yetersiz geliyordu.. 35000 kitap var, o da götü boklu bir okul kütüphanesinde.. Gelmiş geçmiş yazılı kaç eser vardır diye hayale daldığımda ürperiyordum.. Keşke ömrüm yetse de okusam hepsini.. Çok üzücü değil mi? Okuduğum bilim tarihi kitaplarındaki o büyük insanlara özenmekten ileri gidemeyişim.. Kendimi kapana kısılmış hissediyordum.. Tüm boş vakitlerimi okuyarak harcamalıydım.. Arada boş muhabbetler de lazımdı beynimi rahatlatmak adına ama bu kısa ömür o boş muhabbetlerle geçmemeliydi.. Bir de ileride beni bekleyen hayat mücadelesi ruhumu daraltıyordu.. Sistemin çarklarından biri olduğumda o sistemi ayakta tutmaktan başka idealim kalmayacaktı.. O yüzden şu okul yıllarında okuyabileceğim her şeyi okuyup kendimi o günlere hazırlamalıydım.. Okumak özgürlüktür, bilmek mutluluktur diyordu tüm o kitaplar.. Bana göre okumak bir hapishane, bilmek ise kronik mutsuzluktu.. Bilmemek umuttu oysa ki.. İnsan bilmediği şeyi umut ederek avunuyordu… Ne zaman öleceğimizi bilsek bu hayatı “bir gün her şey düzelecek” umuduyla tüketmeye heveslenir miydik?

Pazar akşamüstü yine okumaya dalarak yemeği kaçırdım.. Yoklama vakti gelmiş çatmış, ben yokum ortalıkta.. Bebe’nin “Anıl, yoklama alındı nerdesin?! Nöbetçi öğretmen seni odasında bekliyor!” sesiyle kendime gelmiştim.. “İyi de burada olduğumu nereden anladın?” diye sordum yerimden kalkarken.. “Ondan kolay ne var, sigara içtiğin arkadaşlarına sordum nerede olduğunu bilmediklerini söylediler, benim de aklıma saklandığın bu yer geldi..” diye gülümsedi.. Ezikti falan ama aklı çalışıyordu Bebe’nin.. İlk kez içten bir şekilde gülümsedim ona.. “Hadi!” diyerek koluma girdi.. Merdivenleri çıkarken bu samimiyet midemi bulandırmıştı ama zahmete girip beni aramaya çıktığı için kalbini kırmak istemedim çocuğun.. Kütüphaneden çıkıp kısımların olduğu bloklara doğru yürürken bahçede hafif silkeledim omzumu “Çek şu kolunu amk” der gibi.. O kolunu çeker çekmez de “Hangi binada odası ve kaçıncı katta?” diye sordum.. Hafiften gülümseyerek “Hazırlıkların binası 3. katta odası, zaten beraber gidicez, hocaya seni 10 dakika içinde bulacağıma söz verdim, hoca da 10 dakikaya odama gelirse cezadan yırtar dedi” dedi bana.. O an Bebe’yi sarılıp öpebilirdim.. Beni büyük bir yükten kurtarmıştı.. “Senden başkası korumadı mı beni hocaya karşı?” diye sordum.. Korusa da kim koruyacaktı ki, kendi kısmımdaki çocuklarla tek kelime muhabbet etmiyordum.. Yan kısımdan Gürbüz’le, Sırık’la, Keş’le vs muhabbetim vardı bi tek.. Çoğunlukla alt kattaki kısımlardan öğrencilerle takılıyordum.. Kendi kısmımda kim var kim yok onu bile bilmiyordum doğru düzgün.. Benim kısmımdakilerin hepsi çocuktu, çocuksuydu.. Tek dertleri ceza almadan iyi notlarla yılı tamamlamaktı.. Bunda yanlış olan ne var diyeceksiniz.. Abi hayat iyi notlardan ibaret değil ki ya da ceza almamaktan.. Başka dertleri ve idealleri yoktu, beni çileden çıkartıp onlardan soğutan da buydu.. Pan mesela.. Pan’ı kardeşim yapan içtiğimiz sigarayı paylaşmak veya sürekli ceza almamız değildi.. ya da notlarının kötü olması… Pan ailesine çok bağlı bir çocuktu.. Anne ve babasına bir kez saygısızlığı olmadı, buna ben şahidim.. Uğraştığı kronik hastalığı bir kez bile kendini acındırıp sempati kazanmak için bahane göstermedi.. Hatta nöbet geçirdiğinde omzunun yerinden çıktığını ve o çıkan omzunun da sürekli ağrı yaptığını benden başka bilen yoktur.. Pan’ı üzebilecek şeyler “ceza almak veya düşük notlar almak” kadar basit değildi.. Kendi kısım arkadaşlarım insanları eleştirip küçük görmekle öylesine meşguldüler ki oturup onları dinlemeye bile üşeniyordum.. Biz Pan’la oturup sistemi eleştiriyorduk.. Şunu böyle yapsalar şöyle olmaz mı diye birbirimize sorup ardından verdiğimiz cevapla sorduğumuz sorunun mantıksızlığını anlayıp başka sorular üretiyorduk.. Bu yüzdendir ki hiç bir kalıba uymadığımızdan sürekli ceza alıp duruyorduk.. Bu arada okulumuz “sistem mühendisi” yetiştiriyordu.. Çok kuğul bir meslek şu sistem mühendisliği, hele ki sisteme karşı gelmenin 3 haftasonu izinsizlik ve -6 disiplin puanıyla cezalandırıldığı bir okulda okuyorsanız..

Düşüncelerin düşünceleri gıdıkladığı bir ruh hali içinde Bebe’yle beraber nöbetçi öğretmenin odasının kapısına vardık.. Kapıyı çalıp içeri sırayla girerek kendimizi tanıttıktan sonra “Geç kaldığım için özür dilerim.” dedim. Beni odasında bekleyen nöbetçi hoca Yek’ten başkası değildi. Yüzüme bakıp pis pis sırıtarak “Neredeydin?” diye sordu.. “Kütüphanenin orda kitap okumaya dalmışım hocam.” dedim.. Birden gülmeye başlayarak yumruğunu masaya vurdu.. Bebe’yle ikimiz olduğumuz yerde sıçramıştık.. Yek aniden ayağa kalkıp dibime kadar geldi “Aç ağzını üfle bakalım” dedi.. İçimden inşallah nefesim kokmuyordur diye salavat getire getire hocaya doğru üfledim.. “Bir daha üfle, daha düzgün!” diye bağırdı.. Dediğini yaptım.. “Ciddi ciddi senin gibi bir adam kütüphanenin orda kitap mı okuyordu yani?” diye sordu.. “Evet hocam” dedim.. “Sigara içmiyordun yani?” diye yineledi.. “Yok hocam, gördünüz kokmuyorum da..” dedim.. Yek tatmin olmamıştı verdiğim yanıtlardan, Bebe’ye dönüp “Doğru mu söylüyor bu?” diye sordu.. “Hocam yalan söylemeyi becerebilseydim disiplin puanım bu kadar düşmezdi” dedim burnumdan soluyarak.. Yek birden bana dönüp kahkahayla “Hahahahaha ne adamsın lan ahahahhaha off sen beni güldürdün var ya dile benden ne dilersen.. Hatta bu gece tuvaletler dışında sigara içmediğin sürece seni görmezden gelicem.” dedi.. “Sağolun hocam ama iyi denemeydi..” diyerek müsade isteyip odasından çıktım, Bebe de ardımdan yetişti.. Zavallının sesi titriyordu “Ya manyak mısın bu adam psikopat, onla böyle konuşabilmeye nasıl cesaret ettin!” diyerek.. Ezik muhabbeti çekebilecek modda değildim, gülümsemekle yetindim.. Kendi kısmımın olduğu koridora vardığımda Keş arkadaşlarıyla şakalaşarak koridorun diğer ucundaki tuvaletten çıkıyordu, bir an gözgöze geldik.. Başımla selam verdim, almadı selamımı.. Hayırdır inşallah diyerek kısmıma girip ET’nin yanına oturdum.. Bir selamı bile çok gördü bana amcık.. Alt tarafı bir baş selamı, el insaf be kardeşim.. Kendimi çok salak hissediyordum, ne bok yemeye verdim ki selam.. Ben ne yapmıştım ki ona bir selamını benden esirgetecek.. Kendimi ilk kez böylesine erken unutulmuş hissediyordum..

Allah belamı versin artık!

Anıl Absolution

  • Önceki Yazı Bölüm 51
  • Sonraki Yazı Bölüm 53

Kategoriler

  • Genel

Arşiv

  1. 2021 (181)
    1. Eylül (41)
    2. Nisan (140)
      • Bölüm 136
      • Bölüm 135
      • Bölüm 134
      • Bölüm 133
      • Bölüm 132
      • Bölüm 131
      • Bölüm 130
      • Bölüm 129
      • Bölüm 128
      • Bölüm 127
      • Bölüm 126
      • Bölüm 125
      • Bölüm 124
      • Bölüm 123.5
      • Bölüm 123
      • Bölüm 122
      • Bölüm 121
      • Bölüm 120
      • Bölüm 119
      • Bölüm 118
      • Bölüm 117
      • Bölüm 116
      • Bölüm 115
      • Bölüm 114
      • Bölüm 113
      • Bölüm 112
      • Bölüm 111
      • Bölüm 110
      • Bölüm 109
      • Bölüm 108
      • Bölüm 107
      • Bölüm 106
      • Bölüm 105
      • Bölüm 104.5
      • Bölüm 104
      • Bölüm 103
      • Bölüm 102
      • Bölüm 101
      • Bölüm 100
      • Bölüm 99
      • Bölüm 98
      • Bölüm 97
      • Bölüm 96
      • Bölüm 95
      • Bölüm 94
      • Bölüm 93
      • Bölüm 92
      • Bölüm 91.5
      • Bölüm 91
      • Bölüm 90
      • Bölüm 89
      • Bölüm 88
      • Bölüm 87
      • Bölüm 86
      • Bölüm 85
      • Bölüm 84
      • Bölüm 83
      • Bölüm 82
      • Bölüm 81
      • Bölüm 80
      • Bölüm 79
      • Bölüm 78
      • Bölüm 77
      • Bölüm 76
      • Bölüm 75
      • Bölüm 74
      • Bölüm 73
      • Bölüm 72
      • Bölüm 71
      • Bölüm 70
      • Bölüm 69
      • Bölüm 68
      • Bölüm 67
      • Bölüm 66
      • Bölüm 65
      • Bölüm 64
      • Bölüm 63
      • Bölüm 62
      • Bölüm 61.5
      • Bölüm 61
      • Bölüm 60
      • Bölüm 59
      • Bölüm 58
      • Bölüm 57
      • Bölüm 56
      • Bölüm 55
      • Bölüm 54
      • Bölüm 53
      • Bölüm 52
      • Bölüm 51
      • Bölüm 50
      • Bölüm 49
      • Bölüm 48
      • Bölüm 47
      • Bölüm 46
      • Bölüm 45
      • Bölüm 44
      • Bölüm 43
      • Bölüm 42
      • Bölüm 41
      • Bölüm 40
      • Bölüm 39
      • Bölüm 38
      • Bölüm 37
      • Bölüm 36
      • Bölüm 35
      • Bölüm 34
      • Bölüm 33
      • Bölüm 32
      • Bölüm 31
      • Bölüm 30
      • Bölüm 29
      • Bölüm 28
      • Bölüm 27
      • Bölüm 26
      • Bölüm 25
      • Bölüm 24
      • Bölüm 23
      • Bölüm 22
      • Bölüm 21
      • Bölüm 20
      • Bölüm 19
      • Bölüm 18
      • Bölüm 17
      • Bölüm 16
      • Bölüm 15
      • Bölüm 14
      • Bölüm 13
      • Bölüm 12
      • Bölüm 11
      • Bölüm 10
      • Bölüm 9
      • Bölüm 8
      • Bölüm 7
      • Bölüm 6
      • Bölüm 5
      • Bölüm 4
      • Bölüm 3
      • Bölüm 2
      • Bölüm 1
Firewall Sponsor
Cloudflare
Community Software Sponsor
Community Software Sponsor
Workspace Sponsor
Google

LGBTI News
  1. LGBTİ
  2. LGBTI News
  3. Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans & İnterseks, Eşcinsel Forum Sitesi
  4. Topluluk Kuralları
  5. Gizlilik Politikası
  6. İletişim
Powered by WoltLab Suite™ 6.1.25 tarafından geliştirilmiştir.