1. Anasayfa
  2. Zaman Akışı
  3. Sohbet
  4. Haberler
  5. Üyeler
    1. Son Aktiviteler
    2. Çevrimiçi Üyeler
    3. Üye Erişimleri
    4. Üye Arama
  6. Forum
    1. Çözümlenmemiş Konular
  7. Blog
    1. Yazılar
  8. Dosya Arşivi
  9. Galeri
    1. Albümler
    2. Harita
  10. Takvim
    1. Yaklaşan Etkinlikler
    2. Harita
  11. İletişim
  • Giriş
  • Kayıt
  • Ara
Blog Yazıları
  • Heryer
  • Makaleler
  • Sayfalar
  • Forum
  • Blog Yazıları
  • Dosyalar
  • Galeri
  • Etkinlikler
  • Gelişmiş Ayarlar
  1. Türkiye LGBTİ Topluluğu
  2. Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans ve İnterseks Blogları
  3. Sanırım O O. Çocuğu Sendin Aşkım!

Bölüm 64

  • Anil Absolution
  • 4 Nisan 2021 22:18
  • 1.081 kez okundu

İki hafta sonra okuldaki tüm öğrenciler ve idari kadro YazKampı’na gidicez. Ben bu YazKampı olayını ilk yılımdayken, gitar çalan bebelerle bi ateşin etrafında kola içerek şarkılar söyleyebileceğimiz, gündüzleri de denizin ve güneşin tadını çıkarıp evlerimize dönmeden önce bronzlaşıp seksileşebileceğimiz bir kamp olarak düşlemiştim.. Böyle bir ay çadır hayatı yaşayıp doğayla barışmak ve rahatlamak adına okulun bizi bir yıl siktikten sonra ödül olarak verdiği bir imkan olarak görmüştüm..

Tüm o “görmüştüm”ler, “düşlemiştim”ler; “Aldın mı babayı,naber!”lerin öncüsüymüş.. Benimki gibi bir okulda YazKampı demek; çadırlarda yaşamak demekti.. Doğayla bütünleşmek demekti ve de bronzlaşmak.. Tamam bu noktaya kadar her şey doğru ama nerden baktığınıza bağlı.. Benim için doğayla bütünleşmek, trekking-hiking neyim yapmaktı.. Onlara göre doğayla bütünleşmenin yolu o dikenli çalıların, gereksiz yere yaratılmış bitkilerin üzerine yatıp metrelerce sürünmekten geçiyordu.. Bir de kısa kollularlayız.. Siz hiç İzmir’de yazın öğle vakti o keskin taşların dikenli kaktüsümsü bitkilerin olduğu toprak bir araziye boylu boyunca uzanıp süründünüz mü? Sürünmediyseniz bundan sonra da denemeyin.. Çadırlarda yaşamak kısmı güzel ama sivrisinekler pek yaman.. o spreyleri taşaklarına kadar fıslatmak demekti bu çadır hayatı.. Taşaklarına kadar diyorum çünkü sen bir noktayı spreylemeden geçince, sabah o noktadan 40 sinek tarafından ısırılmış olarak uyanırsın… Gündüzleri apış arandan boşanan terle abdest alıp, gece battaniye altında üşümekti o çadırlar..Bronzlaşmaya gelince, tshirtünün kapatamadığı yerler arap götüne dönerken diğer bölgelerin teleme peynirini utandırmasıydı bronzlaşmanın bizim okulcası..

Kısacası yıl boyu süregelen sikişi yeterli görmeyen mantığın “Bir de açıkhavada sikek bunları” hevesiydi bu kamplar.. ve iki hafta sonra mesleki eğitim kisvesi altında yine işkence görmeye gidecektik.. “Offf” demenin yasak olduğu, sike sike “Bak iyi ki böyle yapıyorlar, ilerdeki meslek hayatına çok güzel hazırlanıyoruz” dedirtilen koskoca bir ay..

Düşündükçe içim kararıyordu.. Hayır bir de bütünlemelerde Pan yalnız kalmasın diye matematik ve geometri derslerinden son sınavlarda soru kağıdına bakmadan cevap anahtarını doldurduğum için kalmıştım.. Kardeşimi o sıcakta bu okulun içinde yalnız bırakıp memleketimde deniz kenarında limonlu bira içmeye gönlüm razı gelmemişti.. Hem memleketten de keyif aldığım söylenemez, eve gidip pederle birbirimize girmektense okulda kalıp Pan’la terlerim daha iyi..

Hafta boyunca YazKampı süresince kullanacağımız istihkakların önemli bir bölümünün dağıtımı yapıldı.. Adrese teslim bir dağıtımdan bahsetmiyorum.. Günde 6 saat o taş bahçede güneşin altında oturup beklemek demekti bu dağıtımlar.. İdari kadro palmiyelerin gölgesinde buzlu limonatalar içerken biz terden götümüzün arasına kaçan donlarımızı çekiştirmekle meşguldük.. Gölgede taşak serinleten idare, olayı aceleye getirip hata yapmamak için ultra-mıymıy çalışıyordu.. Çalışıyordu dediğim, kısımlardaki kıdemli öğrencileri yanlarına çağırıp “Evet şimdi herkes kendi kısmındaki öğrencilere matara dağıtımı yapsın” diye emir veriyorlar, emri alan kıdemli öğrenciler “depo ve istihkak”tan sorumlu öğrencilere gidip kendi kısımlarındaki öğrenci listelerine göre matara alıp o mataraları güneşin altında bekleyen biz zavallılara dağıtıyor, ardından yeniden palmiye altında limonata höpürdeten piçlerin yanına gidip “Dağıttık” diye bilgi verip yeni bir emirle depoya geri dönüyorlardı.. Matara dağıtımı kolay kısımdı, asıl işkence sporda ve sürünürken kullanılacak kıyafetlerin dağıtımıydı.. “Bizim kısım için 24 matara” der gibi “Bizim kısım için 24 eğitim kıyafeti” diyemezlerdi.. Herkesin bedeni ayrı olduğu için o kıyafetleri tek tek gide gele dağıtmak zorunda kalıyorlardı.. Saatler boyu güneş altında istihkak beklemekten lacivert olan okul içinde giydiğimiz kıyafetin gömleği önce mora, sonra da pembeye dönmüştü.. Tıpkı enselerimizin önce pembeye sonra da mora döndüğü gibi..

Böyle beklemekten başka bir şey yapılmayan zamanlar için pantolonumun belinde hep bi kitap saklardım.. İdare bizi kızgın taşlara oturtup palmiye altına gider gitmez de kaburgalarımı deşen kitabı yerinden çıkarıp okumaya başlardım.. Bu aylarda okuduğum kitaplar genelde fantastik türde olurdu, beni kavuran sıcağı görmezden gelmek başka türlü mümkün olmuyordu.. Keş’le arayı düzelttik düzelteli yine eskisi gibi kendi kısımlarımızın en arkasına oturuyorduk.. Kısımlarımız yanyana olduğu için bu sayede çok ses çıkarmadan konuşup eğlenebiliyorduk.. “Ya bırak oğlum şu kitabı lan canım sıkılıyor.” diye koluma dirsek atıp duruyordu Keş.. “Dinliyom ben seni dinliyom” diye başımı kaldırıp baktığımdaysa hevesi kaçıyordu.. Yine hevesi kaçmış bi şekilde “off salla amk” diyerek döndü önüne.. Kitabı yere bırakıp “Lan belki aynı takıma denk geliriz kampta, sigara içerken kolaylık olur.” diyerek dürttüm kolunu. “Ya bırak oğlum ne sigarası amk sıcaktan beynim akmış burda sen hala sigara diyon” dedi. “Dondurma, soğuk kola falan deyip nevrini mi döndüreyim?” dedim gülerek.. “Ya bi siktir git off ne diyon ya valla siktir git amk kitabını mı okursun ne bok yersen ye” dedi hepten sinire bağlayarak.. “Tamam tamam, bu yaz napcan?” diye sordum konuyu değiştirerek, “Ebenin amını” dedi. İkimizde yarılmıştık, sinir bozukluğu ve sıcağın altında beklemek insanı hoşafa çeviriyordu.. Bizim haricimizdeki tüm öğrenciler baygın halde oturuyor, oflayıp pufluyordu.. Biz en arkaya geçmiş gülerken yüzümüzü önümüzdekilerin sırtına gizleyip gülme olayını abartarak eşşeğin amına suyu kaçırıyorduk.. İdareden biri palmiyelerin altından “Kimse o gülenler, kessin! Bir daha uyarmıcam!” diye bağırdı.. iyice sinmiştik kısımlarımızın arkasında. Hani “Gülme!” dendi ya, hepten nefesimiz kesiliyordu gülerken.. “Neyse ben kitaba dönüyorum, ceza almayak şimdi” dedim.. “Tamam tamam, ne bok yersen ye” deyip önüne döndü.. Aradan 5 dakika geçti geçmedi “Pşşt” diye yine kolumu dürtmeye başladı.. Başımı kitaptan kaldırmadan “hıııı” dedim.. “Lan dağıtımdan sonra kantinden kola alalım ikişer kutu, sigarayla yara yara gider” dedi.. “Güzel olur valla.. Pan da susamıştır” dedim gülümseyerek.. “Haa doğru ya, ben onu hep unutuyorum.. Sen artık onla sigara içiyodun.” diyerek önüne döndü.

Anıl Absolution

  • Önceki Yazı Bölüm 63
  • Sonraki Yazı Bölüm 65

Kategoriler

  • Genel

Arşiv

  1. 2021 (181)
    1. Eylül (41)
    2. Nisan (140)
      • Bölüm 136
      • Bölüm 135
      • Bölüm 134
      • Bölüm 133
      • Bölüm 132
      • Bölüm 131
      • Bölüm 130
      • Bölüm 129
      • Bölüm 128
      • Bölüm 127
      • Bölüm 126
      • Bölüm 125
      • Bölüm 124
      • Bölüm 123.5
      • Bölüm 123
      • Bölüm 122
      • Bölüm 121
      • Bölüm 120
      • Bölüm 119
      • Bölüm 118
      • Bölüm 117
      • Bölüm 116
      • Bölüm 115
      • Bölüm 114
      • Bölüm 113
      • Bölüm 112
      • Bölüm 111
      • Bölüm 110
      • Bölüm 109
      • Bölüm 108
      • Bölüm 107
      • Bölüm 106
      • Bölüm 105
      • Bölüm 104.5
      • Bölüm 104
      • Bölüm 103
      • Bölüm 102
      • Bölüm 101
      • Bölüm 100
      • Bölüm 99
      • Bölüm 98
      • Bölüm 97
      • Bölüm 96
      • Bölüm 95
      • Bölüm 94
      • Bölüm 93
      • Bölüm 92
      • Bölüm 91.5
      • Bölüm 91
      • Bölüm 90
      • Bölüm 89
      • Bölüm 88
      • Bölüm 87
      • Bölüm 86
      • Bölüm 85
      • Bölüm 84
      • Bölüm 83
      • Bölüm 82
      • Bölüm 81
      • Bölüm 80
      • Bölüm 79
      • Bölüm 78
      • Bölüm 77
      • Bölüm 76
      • Bölüm 75
      • Bölüm 74
      • Bölüm 73
      • Bölüm 72
      • Bölüm 71
      • Bölüm 70
      • Bölüm 69
      • Bölüm 68
      • Bölüm 67
      • Bölüm 66
      • Bölüm 65
      • Bölüm 64
      • Bölüm 63
      • Bölüm 62
      • Bölüm 61.5
      • Bölüm 61
      • Bölüm 60
      • Bölüm 59
      • Bölüm 58
      • Bölüm 57
      • Bölüm 56
      • Bölüm 55
      • Bölüm 54
      • Bölüm 53
      • Bölüm 52
      • Bölüm 51
      • Bölüm 50
      • Bölüm 49
      • Bölüm 48
      • Bölüm 47
      • Bölüm 46
      • Bölüm 45
      • Bölüm 44
      • Bölüm 43
      • Bölüm 42
      • Bölüm 41
      • Bölüm 40
      • Bölüm 39
      • Bölüm 38
      • Bölüm 37
      • Bölüm 36
      • Bölüm 35
      • Bölüm 34
      • Bölüm 33
      • Bölüm 32
      • Bölüm 31
      • Bölüm 30
      • Bölüm 29
      • Bölüm 28
      • Bölüm 27
      • Bölüm 26
      • Bölüm 25
      • Bölüm 24
      • Bölüm 23
      • Bölüm 22
      • Bölüm 21
      • Bölüm 20
      • Bölüm 19
      • Bölüm 18
      • Bölüm 17
      • Bölüm 16
      • Bölüm 15
      • Bölüm 14
      • Bölüm 13
      • Bölüm 12
      • Bölüm 11
      • Bölüm 10
      • Bölüm 9
      • Bölüm 8
      • Bölüm 7
      • Bölüm 6
      • Bölüm 5
      • Bölüm 4
      • Bölüm 3
      • Bölüm 2
      • Bölüm 1
Firewall Sponsor
Cloudflare
Community Software Sponsor
Community Software Sponsor
Workspace Sponsor
Google

LGBTI News
  1. LGBTİ
  2. LGBTI News
  3. Lezbiyen, Gay, Biseksüel, Trans & İnterseks, Eşcinsel Forum Sitesi
  4. Topluluk Kuralları
  5. Gizlilik Politikası
  6. İletişim
Powered by WoltLab Suite™ 6.1.25 tarafından geliştirilmiştir.