Sanırım O O. Çocuğu Sendin Aşkım!
Efes’e ilk kez bu kadar minnet duyuyordum, çünkü “bana gülmeyi” unutup hep beraber ona gülüyorlardı.. İçimden “Amk ne var lan, ne güzel dans ediyor işte çocuk” derken gözüm etraftakilere takıldı; bizim bu dans figürlerini günlük hayata uyarlayan tek bir insan bile yoktu. Koşarak gidip garibim Efes’imi bu rüyadan uyandırmak istiyordum ama Kermit’le Res beni durdurup “Bak bak, bak ahahhahahah bak ahahahha baksana naptı ahahahhaha oğlum ne içti lan bu? ahahahha” deyip deyip krize giriyorlardı.. Orada rezil olan benim arkadaşımdı, gülense Res.. Res güldükçe bana sarılıp başını omzuma koyuyordu.. Fırsattan istifade ben de Res’e yavşıyordum, tabii ki bu ibnesel bir yavşama değil; daha çok “Harbiden hemşo yeaaaa, ahhahaha” diyerek benzer sarılmalarla karşılık vermeceydi. “Amaaaan, hem Efes nerden hatırlayacak ki bu olanları yarın!” dedim içimden ve Res’le abanmalı-zıplamalı-sarılmalı gülmelerimize devam ettik..
Hadi ben caaaaanım Res’im gülsün de bana sarılsın diye Efes’e satış…
Hadi ben caaaaanım Res’im gülsün de bana sarılsın diye Efes’e satış…
Devamı