Bunun bir tarafı ya da kategorisi yok ki. Karakteri nasılsa o şekilde davranır. Her efemine erkek eşcinsel olacak diye birşey yok. Her eşcinsel erkek de efemine olacak değil. İnsanların karakterleri değişkenlik gösterir. Bunu bu şekilde değerlendirmek lazım.
Arya tarafından yazılan gönderiler
-
-
Bence karşılıksız hissedilen tüm duygular en asil duygulardır. Ama günümüzde artık sevmek bile karşılıksız değil maalesef.
-
Bir de şey vardı flash karakterleri falan bilir misiniz bilmiyorum ama ufak ufak animasyon kısa kısa skeç gibi abimin bilgisayarını kullanıyordum oradan biliyorum bende hatta her yılbaşında bunu söylerim ben, kaç yaşındaydım o zamanlar beynime nasıl işlemişse artık 😕😂
(Biraz iğrençlikleri vardır izlemeden önce uyarayım 🙈😐)
bunu hiç bilmiyorum valla. Ben küçükken bana atari almışlardı ama orijinal değil kasetleri vardı televizyona bağlanıyordu. Süper mario, tanklı bitane oyun birde ninjalı bi oyun vardı en çok onları oynuyordum. Bazen kaset tutukluk yapardı çıkartıp içine üflerdik falan (ne alakaysa
) saatlerce oyun oynardım. Playstation’ım falan hiç olmadı zaten sonraları da unuttuk gitti. İnternet ilk çıktığı zamanlar bir tane MP3 indirmek 45 dakika sürüyordu 56k ile bağlanıyorduk. Ama o zamanların interneti daha bi gizemliydi daha bir özgürdü. Şimdi çoğu içerik hep büyük firmaların ağlarında. Surf kültürü pek kalmadı artık eskisi gibi. -
Lady sylvanass olurdum sanırım. Ya da jaina proudmoore. Bu iki karakter arasında değişiyor ruh halim. Ama en çok anti kahraman kişiliğimden midir nedir illidan hep ilgimi çekmiştir.
-
Merhabalar
Galiba bu aralar yoğun olarak kendimi tanıma sürecindeyim. Belki de yaşımdan dolayı biraz geç bu sürece girdiğimden zor ilerliyor hayat. Etrafımda eşcinsel arkadaşım yok umarım güzel arkadaşlıklar kurabilmek ve aklımdaki sorulara bir nebze de cevap alabilmek için buradayım. Herkese merhabalarr tekrardan 
Birşeyi istemek başarmanın yarısıdır derler. Umarım mutlu olursun ve tüm sorularına cevap bulursun

-
Çok güzel bir paylaşım. Ne var ki çok gerilerde kalmış. Yetkililerin öne çıkarması gerek. Ayrıca sadece LGBTİ bireyler için değil herkesin faydalanabileceği bir rehber.
Teşekkürler.

-
Evet başka karakterlerde vardı ama varsayılan olanı Clippy
Bir tane köpek vardı birde kırmızı bir top vardı. Diğerlerini hatırlamıyorum bile.Ayrıca ios kullananlar Siriyi açıp clippy hakkında soru sorunca ilginç yanıtlar veriyor

-
Selam millet,
Var mı Breaking Bad izlemiş olanlar? Veya izlemeyi düşünenler? Bence bu dizi, dizi tarihinin kült yapımları arasında hiç tartışmasız.
Ayrıca bir dizide karakter gelişimi nasıl yapılırın cevabı resmen. Şimdiye kadar izlediğim hiçbir yapımda Walter White olsun Jesse Pinkman olsun, hatta yan karakterlerin bile karakter gelişimleri tam yerindeydi. Sadece bir karakter sinematografik açıdan nasıl işlenirin cevabı için bile izlenir bu yapım.
Tamam belki konu itibari ile 3 sezonda da bitirilebilirdi ama bu haliyle bile gayet sürükleyici, sıkmıyor.
Konusundan falan bahsetmeyecem dizinin. Zaten internette bulursunuz. Bende yeri ayrıdır bu dizinin. Bu diziyi izleyen insanların hangi karakteri sevip sevmediğinden karakter analizi bile yaparım yani o derece

İşinde ve sosyal çevresinde zeki ve bilgili olmasına rağmen başarısız olmuş bir adamın kendini arama öyküsüdür Breaking Bad!
Gelelim detaylara;
Spoiler - S3 - E10
Adamlar sırf Mr. White'ın nasıl bu kadar başarılı olduğunun temelini atmışlar minicik sivrisinek üzerinden resmen White'ın takıntılı kişiliği ile yüzleşiyoruz. Yapmak istediği şeyi yaparken gözü hiçbirşeyi görmeyen bu adamı görüyoruz.
Spoiler - S4 - E13
Meşhur gustavo fring'in öldüğü sahne. Özellikle heisenberg'in düzeneği kurarken tutukluk yapması, daha sonra asıl sahnede de aynı şekilde tutukluk yapması çok güzel bir detaydı.
Spoiler - S5 - E7
Say My name!
Artık yeni bir kült repliğimiz var!
Bu sahnede Artık Heisenberg tam olarak olgunlaştığını gösteriyor.
Kısaca izleyin gençler

-
hoş geldiniz çaylaklar

-
90'lı yılların Siri'si
MS Office ile geliyordu. işte çeşitli tipsler falan çıkıyordu. arada ekrana uyarı veriyordu belgeni kaydetmeyi unutma vs. diye. Üzerine tıklayınca komik şekillere giriyordu. Baya güzeldi


-
Az önce buraya 3 sayfalık yazı yazmam, akabinde ise yazdıklarımı bir sebeple silmem... Söyleyecek çok fazla şeyi olup da bunları söylemekten imtina etmem...
Neyse ben sadece şunu söylemek istiyorum.
Sevmeyi bilmek gerek, hem sevmeyi hemde sevilmeyi.
Aşık mıyım? diye sorgulama yapıyorsan bil ki aşık değilsin ama bu demek değildir ki o insanı sevemezsin. Seviyorsun ki güzel şeyler hissediyorsun hayaller kuruyorsun. Tereddüt etme devam et! Sevmek için aşık olmak gerekmez!...
-
Liseliler bilmez



-
Yan dönmüş profil fotoğrafımla herkese merhaba
Onun cinsi nedir acaba @Lame_impala çok sevimli.

-
Belki de senaryo olarak yeni bir düzen (first order) yerine yeni kurulan cumhuriyete odaklansalardı. oluşan otorite boşluğundan kaynaklanan savaşlar vs. olsaydı. (Uygarlıkların savaşı) İllaki bir sith lord olacaksa da cumhuriyet dışından saldırı vs. teması işlenirdi. Yeni gelen snoke da bu şekilde yedirilirdi senaryoya daha güzel olurdu. En azından eskinin üzerine yeni birşey eklenirdi. Bu hali ile eski filmin yeniden çevrimi gibi duruyor.
-
Selam millet,
Star Wars hayranlarını bu başlık altında topluyoruz. Yayım haklarının Disney'e satılmasından sonra çıkan Star Wars filmleri ve spin-offlar hakkında neler düşünüyorsunuz? Bu başlık altında tartışalım.
Şahsen ben Disney sonrası filmleri özellikle Force Awakens'i ilk başta başarılı bulmamıştım. Hatta hala daha çok mantıklı bulmuyorum özellikle...
Spoiler Göster
Rey'in koskoca sith lordu Kylo Ren (Her ne kadar salağın teki olsa da) çattanak alt etmesi ve eski bir stromtrooper olan finn var bir de. Birde rey ilk filmde (7) mind trick falan yapıyor. Öeh yani. Hayatında ne force ne jedi hakkında en ufak bilgisi olmamış biri nasıl mind trick atıyor arkadaşım?
Neyse 2. filmde rey'in güçlerine nerf gelmişte biraz birşeye benzemiş.
Kylo ren karakteri ise hiç olmamış. nereden tutarsan tut fail.
ve bu ışın kılıcı kullanımı ve force jedi'lara özel bir şey değil miydi hani? tamam bu değişiklik Rouge One ile yediriliyor bize ama bilemiyorum tabi.
Bir de
Spoiler Göster
Bu Snoke kimdir arkadaşım? Han Solo'nun geçmişini anlatan spin-off çekene kadar Snoke denen karakterin koskoca 6 film süresi boyunca nerede ne yaptığını, yeni cumhuriyetin nasıl tekrar fesih edildiğini falan anlatmıyorsunuz?
Tamam bir sürü yeni film çekmek istediğinizi anlıyorum. Ama bu yeni filmlerin hedef kitlesini genişletecez diye eski star wars hayranlarını niye görmezden geliyorsunuz?
Neyse sonuçta star wars bir döneme damgasını vurmuş kült bir seri. Yeni filmler de biraz zorlama olsa da fena sayılmaz. İzliyoruz.

-
Cinsel yöneliminiz ne olursa olsun zaten her gördüğünüz insana cinsel anlamda birşeyler hissetmeniz gerekmiyor. Böyle birşey de imkansız zaten. Hoşladığınız insanlar olur, itici bulduğunuz insanlar olur. Kendinizi bu kadar kategorize etmeye çalışmayın bence. Zamanla herşey yerine oturacaktır.
-
Valla ben çok güzel hayal etmiştim ama sanırım bu gidişle evde geçecek


-
...Değirmenin tuğladan çıplak duvarları, turunç bahçesi gibi parlıyordu güneşin keskin ışığının altında. Ben sevdiceğimi beklerken yere yansıyan karaltı yavaş yavaş sonsuzluğa doğru yola çıkmaya başlamıştı çoktan. Bir müddet sonra artık karaltıyı ayırt etmek epey zorlaşmıştı. Gökyüzünde tehditkar lekeler adeta her tarafı kuşatmıştı. Oradan gitmemi istiyordu sanki. Yaprakların tiz hışırtısı ve rüzgarın boğuk sesine kaygısızca ciyaklayan cırcır böceklerinin sesi karşılık veriyordu. Adeta büyük bir orkestra gibi birbirleri ile kusursuz bir uyum içinde kaplıyordu her bir yanımı ormanın sesi. Sevdiceğim aklımdan çıkmış adeta bu lanetli ezginin kollarına teslim etmiştim kendimi. değirmenin tuğladan duvarlarla örülü bahçesi ve yediyüz yıldır ailemin toprakları olan bu orman sebepsiz yere güven veriyordu sanki bana. Hiçbir kötülüğün giremeyeceği adeta kutsal saydığımız bu ormanda bana zarar verecek ne olabilirdi ki zaten? O sırada en çok sıcak tenime konan fosforlu uçan karıncaların kaşıntısını düşünüyordum zaten. Turkuaz renkli fosforlu karıncalar henüz ayın aydınlatmadığı gökyüzünde ne kadar da fazla görünüyordu öyle? Tüm bunları ancak şimdi fark edebildiğimi düşündüm. Bu fosforlu karıncalar insanlara zarar vermese de eğer yanlışlıkla nefes borunuza kaçarsa günlerce geçmeyecek öksürük krizlerine sebep oluyordu. Birden bu düşüncenin beni kaygılandırdığını fark ettim. Bir ateş yakmalıydım ama eğer orman bekçileri ateşi görürse beni fark edebilirlerdi. Sevdiceğimin gelmesi an meselesiydi artık. Öylece değirmenin duvarının dibine sindim ve sevgilimi beklemeye devam ediyordum. Yerden biten fasulye mantarlarının bacaklarıma dolanması ile bu illet şeyin özellikle nemli duvarların dibinde yetiştiği aklımdan çıkmış. Bir yandan mantarları hızlıca temizlemeye çalışırken çıkan hışırtılı sese daha çok mantar yapışmaya başlamıştı. Bu mantarların bir özelliği de derinizden içeri sivri bir diken batırıp kanınızı tıpkı bir sinek gibi emmesidir. Binlerce minik iğnesinin artık bacaklarıma batmaya başladığını hissedebiliyordum. Salgıladığı o garip sıvı damarlarımdan yavaş yavaş kanıma karışıyor ve uykum gelmeye başlıyordu. Heybemde sakladığım çakmak taşını duvara sürterek yerdeki kuru yaprakları yakmaya çalıştım. birden ışıldayan yapraklar mantarın küllü uzantılarının hemen toprağa gömülmesine yetti. Sanırım bu mantarların neden duvar diplerinde yaşadıklarını anlamışsınızdır. Duvar dibinden uzaklaştım ve ne kadar üşüsemde çayın kenarında beklemeye başladım. Nerede kalmıştı ki? Şimdiye değin gelmiş olmalıydı. Acaba korucular onu yakaladı mı? Eğer onu yakalamış olsalar beni muhakkak bulurlardı. Riski göze alarak çayın kenarında bir ateş yakmaya karar verdim. Hem biraz olsun ısınacak hemde şu kollarımı kaşındıran fosforlu karıncalardan biraz olsun kurtulacaktım....
-
arastrdm çok kisiyle konustum hastanelere bile hocalarimla konustum cok yere sordum. Kimse farklı bişi demiyo
Hocaların söylediğini kaale alma. Adamlar akılları sıra bulaşıcı hastalığı varsa hiç gelmesin diğer öğrenciler riske girebilir diye düşünüp o şekilde söylemiş de olabilir. (Kuvvetle muhtemel) Bunu en net öğrenebileceğin KKTC'de konsolosluğun numarasını bul onlarla konuş. Hocaymış, arkadaşmış bu kişilerin söylediği bilgileri dinleme.
Yarın ara konsolosluğu veya yakınsa git konuş. Onlar sana söyler zaten.
Başka birşey daha yazacaktım ama gg diye yazamıyorum.

-
Bu bilgiyi tam olarak nereden öğrendiniz?
Hastalık vb. nedenlerle eğitim hakkının elinden alınabileceğini düşünmüyorum. Sonuçta bu hastalık bildiğim kadarı ile kan transferi ile bulaşıcı.
Ancak böyle bir şey olursa hukuki yollara başvurabileceğinizi düşünüyorum.
Eflatoon 'unda dediği gibi çalışma izni ile öğrencilik durumu tamamen farklı konular. Belki devlet bazı durumlarda çalışma izni vermeyebilir ama bu durum bence farklı. Siz yetkili birilerinden bu bilgiyi doğrulatmaya çalışın.