ATLAS tarafından yazılan gönderiler
-
-
“Yaşanmışlıkların acısı mı? Yaşanmamışlıkların sızısı mı, Hangisi daha derin hissedilir?” Yaşlandığımızda nasıl cevaplarız bu soruyu?
Eğer davranışlarınızın sonucunu düşünürseniz hiçbir şey yapamazsınız, onun içindir ki; yapın gitsin, sonucunu karşılaştığınızda düşünürsünüz…
Yaşadıklarının pişmanlığını gün gelir unutursun… Ya yaşayamadıklarının pişmanlığı? Onun içindir ki; yaşa gitsin! Nasıl olsa gün gelir unutursun!!!
-
Öyle bir hayat yaşıyorum ki,
Cenneti de gördüm, cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de
Bazıları seyrederken hayatı en önden
Kendime bir sahne buldum oynadım
Öyle bir rol vermişler ki
Okudum okudum anlamadım.
Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım hem güldüm halime
Sonra dedim ki ‘ söz ver kendine ‘
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin
Öyle bir hayat yaşadım ki,
Son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundan, anladım…
Friedrich Nietzsche
Nietzsche”nin sevgilisi Salome’ye yazmış olduğu şiir
Şebnem Ferah şarkı…
-
Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
-
Trans kadınim ve bir çok emlakçı ev verme konusunda ayrımcılık yapıyor.bununla ilgili bir hakkım varmı hukuksal açıdan??
Hem var, hem yok. Var kısmı şöyle, emlakçı veya ev sahibini, ayrımcılık yapıyor, veya bana ev vermek istemiyor, gibi sebeple şikayet edebilme, veya dava açabilme hakkınız tabi ki var. Var kısmı bu. Yok kısmına gelecek gelecek olursak, şikayetiniz size ne derece yarar sağlar, veya açtığınız bir dava, hem uzun süren bir yargılama süreci ve size epey de bir masrafa sokar. Peki bundan bir sonuç elde edebilir misiniz, hayır edemezsiniz. Diyelim ki siz haklısınız, şikayetiniz lehinize sonuçlandı, gerçi olmaz ya, diyelim ki oldu, ev sahibiniz veya emlakçınızla kötü olmak size faydadan çok zarar verir. Bırakın ev sahibini, alt üst komşularınızla bile bir sorun yaşamak bile sizi o evde huzursuz edecektir. En iyisi sorun yaratmayacak insanlarla iş yapmanız olacaktır.
-
Doğru, tesadüfler vardır ama anlamsızdır demiştin
evet, anlamsız, bu şeye benziyor aynı, sokağa çıkıp da uzun zamandır görmediğin birine denk gelmek, veya birini düşünürken o anda telefonun çalması ve düşündüğün kişinin aradığı, garip, ilginç, tuhaf, ve tesadüf, ve hiç bir anlamı yok...
-
Onedio sayesinde tesadüflere inanmaya mı başlıyorsun acaba...
??? Eh ben tesadüfleri, rastlantıları savunuyorum zaten, yani, onedio o ismi çıkardı diye, bunun gerçek olduğunu, onedionun bunu bildiğini, yaptığı bu testin doğru olduğunu savunmuyorum, ilginç, garip, tuhaf diye belirttim zaten konu başlığında, gerçekten de bazen çok ilginç tesadüfler olabiliyor....
-
En bilinen 10 ismi yazmışlar. Hüsamettin'i de bulamazdık. Seçilmiş kesim haricindeki insanların aşk yaşama şansını gözden çıkarmışlar.
Tamam, senin tezini kabul ediyorum, olabilir, ama benim Kezban dediğim var ya, isim değiştirdim tabi, başka bir isim o çıkan, ve gerçekten de hayatımda bir şekilde yer alan bir isim, ve 40 yıl düşünsem yine de aklıma gelmeyecek bir isim, ve düşünüyorum da, doğru olabilir, zaten ben böyle saçmalıklara ne inanırım, ne buraya yazardım, ama o isim, hakkaten ilginç geldi bana... Bazen hayatta çok ilginç rastlantılar, tesadüfler olabiliyor, demek istiyorum....
-
Olmaz mı... Ama içinde böyle güzel duyguları barındırabileceğini sandığım bir Ece değil 😂
Buradan kimse çıkmaz, olasılık olarak çok düşük. 3-5 kişiyiz
Ama bir de şöyle düşün, neden Ece??? Mesela herhangi bir şekilde hayatında yer almayan bir İsim çıkabilirdi. Veya benim Kezban, neden mesela Hürrem çıkmadı
Ece sana sarmış Phonix, hiç şansın yok 
-
Kendimi tutamayıp çözdüm. Ece çıktı. Tam boş zaman uğraşı. Bunun "ruh haline göre hangi çeşit pizzasın?" gibi versiyonları da var...
Var mı uzağında, yakınında, tanıdığın, bildiğin bir Ece?
Rastlantı konusu burada da çıkabilir karşımıza
, Diyelim ki bana Kezban çıktı, ve bildiğim bir Kezban var, ama Ece çıksaydı, benim Ece diye bir tanıdığım hiç yok mesela.. -
-
-
Geçmeyecek bir şey değil neyse ki. Evrene olumlu enerji gönderip olumlu cevap alacağıma dair umut beslemeye çalışıyorum şu an

-
bende çok olur mesela tesadüfler, ama ben ermişim yav, veya malüm oldu diye kendi kendimle gırgır geçer tiye alırım, ve evet, haklısınız, güzel ve iyi hissettiyor

-
Açıkçası ben de her şeyin rastlantısal olduğu görüşündeyim. Ancak başkalarının fikrini merak ettim. Bazen bize iyi hissettiren şeyler olur ve başkalarına mantıksız görünse de bunlara anlam yükleriz.
Hayatı ve kendini ciddiye almamak konusunda ise maalesef size katılmıyorum. Kendimizi ciddiye almamız gerektiğini düşünüyorum. Uç noktada değil. Sonuçta tarih bizim gibi ölümlü olan ve öldükten sonra unutulan bir sürü insanı gömdü. Hayatım sonlandıktan sonra da "En azından bu dünyada iyi bir iz bıraktım." diye düşünecek kadar optimist değilim.
Ama kendimi ve hayatı ciddiye almazsam şu an olduğumdan daha mutsuz olurum. Başkalarına da yansıtırım. Onları da mutsuz ederim.
Mutluluk gelip geçici anlardan ibaret olsa da karamsarlığın yaydığı hastalıktan daha zararsızdır bana göre.
Son olarak... "Büyük bir amaç" bence de yok. Evrenin bir amacı varsa da bizim bu evrene karşı bir sorumluluğumuz yok. Zaten neden olsun ki? Özel bir amacım olduğunu hayatım boyunca hiç düşünmedim.
Yazınızla ilgili, daha önce kendi sayfalarımda paylaştığım bu yazım geldi aklıma, ben de kopyala yapıştır yaptım. Tamam, bir iki cümlesinin (evrende amaç. vs.) konuyla alakası yok , çıkarmak istemedim, ve evet, tesadüflerin hiçbir anlamı yoktur. Sokağa çıkarsınız, uzun zamandır bir arkadaşınız ile karşı karşıya gelirsiniz. Bir dakika önce veya sonra oradan geçseydiniz, onunla karşılaşmayacaktınız, veya o bir dakika önce veya sonra oradan geçseydi, yine karşılaşmayacaktınız. Sadece bir rastlantıdır. Karşılaşmadığınız zamanlar, veya insanlar da vardır, o da rastlantıdır. Ve hiçbir şeyin hiçbir anlamı yoktur. Sadece rastlantı. Birisini düşünüyorsunuzdur, o anda telefonunuz çalar, düşündüğünüz kişi arıyordur. Altıncı his, karma, vs. vs, onların hepsi saçmadır, sadece ve sadece tesadüftür, rastlantıdır, başka hiçbir anlamı yoktur. Veya şöyle diyelim, önceki yazımda da belirttiğim gibi, siz ne anlama gelmesini istiyorsanız, o anlama gelirler....
-
İhtiyacınız olan bir şeyin / bir kimsenin, hiç beklemediğiniz bir anda / bir yerde karşınıza çıktığı oldu mu?
Bir kişiyi tam da düşünürken, o kişiden telefon aldığınız oldu mu?
Doğru zaman ve doğru yerde olduğunuz hiç oldu mu?
İlişkilerinizde tekrar tekrar aynı tip partnerler mi denk geliyor?
Tekrar tekrar aynı hataları mı yapıyorsunuz?
Korktuğunuz başınıza hiç geliyor mu?
Hayatınızda tesadüflerin yeri çok mu???
Bütün bu olanların hiçbir anlamı yoktur, sadece ve sadece, siz ne anlama gelmelerini istiyorsanız, o anlama gelirler.
Her şey bir rastlantıdır. Evrende büyük amaç diye bir şey yoktur, evren sadece evrendir. Ancak bunu kavradığınız zaman kendinizi ciddiye almanın ne kadar aptalca olduğunu anlarsınız…
Yarın ne yapacağınız konusunda verdiğiniz kararda da özel hiç bir anlam yoktur.
-
-
Örf, adet, gelenek hiç alakam yoktur. Hatta çoğuna ne kadar karşı olduğumu başka bi tartışma alanında paylaşabilirim. 🤷♀️ Ben kendi doğrularımı yaşıyorum.
hı hı, tamam, havlu attım ben, sen doğrularını yaşamaya devam et tabi ki...
-
Kendi kendime yanılsamıyorım. İnsanın hamurun ne olduğunu biliyorum. Bu şekilde düşünerek minnetsizlik edemezsin. Onlar sayesinde, ki sana göre onlar "yüzünden" bu dünyadasın. Sana çok iyi bi hayat verebilir ya da cehennemi burada yaşıyor olabilirsin. Bu konuda yorum yapamam. Aileyi geçtim o zaman arkadaş, partner herkes boş. Kimse olmasın hayatında?
ya iyi, tamam, sen sana öğretilenlere, yerleşik örf adetlere göre, düşünmeye, öyle yaşamaya devam et, ne diyeyim yani şimdi... nasıl mutlu mesut olacaksan öyle yap...
-
Bu onların insan olduğunu gösterir. İnsan temelinde "bencil" dir. Kendisi için sever. Seni mutlu etmesinin altında bile kendi mutluluğu vardır. Birini kaybettiğinde, o kişi öldüğü için değil ben şimdi onsuz ne yapacam diye ağlar. Yani dediğin şey sadece anne babaya has değil. İyi yüzlülük olarak tanımlayacaksan sen bilirsin.
kendi kendini yanılsıyorsun, ne güzel demişsin bencil diye, bencil olacaksın tabi ki, richard dawkins'ın gen bencildir kitabını da yad edelim burada...
