Daha önce böyle bir gurup vardı fakat çok ciddi sıkıntılara yol açtığı söylendi o nedenle kapatıldığını duyurdular.
Arya tarafından yazılan gönderiler
-
-
yaşam nihayetinde karanlık denizlere yelken açan bir gemiyse neden vahşi dalgalara manasızca direnir insan? En nihayetinde dönülmez bir rota değil midir karanlık? Niçin inatla fırtınaya kafa tutar ahmakça? Karanlığın huzur veren sükuneti yanı başında bedelsizce bekliyorken neden çatışır inatla galip gelemeyeceğini bildiği bir kavgada?
-
İslam'a göre bir insan günah olduğunu kabul ederek cezamı çekerim diyerek bir günah işleyebilir.
bu durumda sadece günahkar olur, dinden çıkmaz.
İlgili mesaj bu doğrultuda düzeltildi.

Ayrıca şöyle birşey ilave etmek isterim. İslam dininde işlenen günahın şahitleri olduğu takdirde sanırım ceza'da değişiyordu. Tam emin olamamakla birlikte böyle bir anektot'da geçmek isterim. -
Frank Gallagher ’e katılıyorum. trans olup eşcinsel olanlar da var.
-
kendime drone mu alsam diye araştırma yapıyorum. Youtube’da terk edilmiş binaları, mağaraları, yılan, börtü böcek vs inceleyen insanları gördükçe kanım kaynadı. Sanırım onların kullandıkları dronelar radio controller menzili yüksek ve 800 mhz civarı çalışan aletler hazır pek yok genelde kitleri alıp montaj yapıyorlar fiyatlar çok pahalı o yüzden şimdilik vazgeçtim sanırım.


-
GOT digiturkte yayınlanıyor. Netflix’te varsa da son sezonu vermezler Türkiye’de. Üniversite’de okurken aboneliğim vardı. Bence dünyanın en gereksiz platformu Türkiye versiyonu.
Buraya üye olana kadar alın digiturk daha verimli.
çoğu platformu denemiş biri olarak söylüyorum bunu.

sebebine gelince;
uydu üzerinden yayın alabiliyorsunuz. içerik çok da kötü değil. Ayrıca bir sürü belgesel kanalı vs izleyebiliyorsunuz uydu üzerinden veya gene internet üzerinden.
netflix sadece internet üzerinden pasif içerik sunuyor ama içerik çok yetersiz. Aradığınız çoğu şey için gene korsana yönelmeniz lazım. Ayrıca netflix orjinal yapımların %80 i abidik gıbidik filmler ve diziler arada orjinal birşeyler çıkıyor ama bunlara da ulaşmak çok kolay açıkçası. Çok paranız varsa veya oradaki birçok diziyi izliyorum diyorsanız alın tabi orjinal içerik her zaman için desteklenmeli. Sırf film için kesinlikle değmez.
-
...Tabiki dini öğretilerinin bu konudaki fikri etkili olsa da görmezden geldiğimiz bir diğer hususta kapitalizmin aile kurumunu kutsallaştırması ve belirli bir kalıba koymasının payı yadsınamaz. videoyu izleyemedim fakat tahminen eşcinselliği eleştiren birileri var yorumlardan anladığım kadarı ile.
Basit bir şekilde ele alacak olursak iki kişinin iradesine dayalı kararlar diğer kişileri bağlamaz.
pedofili gibi tek taraflı zorbaca durumların elbette medeni toplumlarda yeri yoktur.
başkaca mukayeselerde bulunmayı şahsım adına isterdim ancak “gg” olacak. Zaten türk medeni kanununa göre böyle şeyler suç

merak edenler özelden yazabilir.
edit: imla
-
jupiter benim burcum
-
europa’nın üzerinde yürüyorum... yerler çok kaygan büyük göz ise sürekli izliyor.
-
1. Annem
2. Recep
3. Cevat
4. Sanırım yok ama karşımda gülünç bir hale gelmesini isteyeceğim birileri var
şiddete karşıyız 
5. Hayır değilim
6. Annemin falandır herhalde
7. Burç olaylarından hiç haz etmem benim burcum jüpiter olsun

8. Ni radityeley donosilos pohrapıvaniye…..
9. Şöyle bir adana dürüm olacak
ah ahh 
10. Mavi ve kırmzı
-
Seçimler güçlü insanların aciz insanlara sunduğu sadakadır.
Sebepler ve onların doğurduğu sonuçlar ise tartışılmaz olarak gerçeğin kendisidir.
Örneğin satın alacağınız çamaşır deterjanının markasını seçebilirsiniz ama deterjana ihtiyacınız olduğu gerçeğini asla değiştiremezsiniz.
Oy vereceğiniz siyasi partiyi belirleyebilirsiniz ancak halihazırda bulunan partilerin görüşlerini belirleyemezsiniz.
Karnınız acıktığında yiyeceğiniz yemeği seçebilirsiniz. Ama açlığa sebep olan biyolojik etkenleri ortadan kaldıramazsınız ve sonuç olarak yemek yersiniz.
Size seçimler sunulur ki var olan gerçekliği sorgulamayasınız diye
Size seçimler sunulur ki toplumla barışık olasınız diye
Ama Asla seçenekleri belirlemenize izin verilmez.
-
Daha Çok Göster
Biyolojik kimlik sadece senin nasıl ürediğini gösterir, başka bir işe yaramaz. Ya doğurursun ya da doğurmazsın, olay bu.
Cinsiyet ise apayrı bir durum.
Kendini hem kız hem erkek olarak görenler akışkan cinsiyetli (Genderfuild) , cinsiyeti hissetmeyenler cinsiyetsiz (Agender) , bazen kız, bazen erkek bazen de hiçbir şey olarak hissedenler cinsiyetsiz (Genderqueer, kısaca Queer) ; kadın uzuvlarına sahip olan fakat tamamen erkek gibi hissedenler erkek (Female to Male, kısaca FTM), erkek uzuvlarına sahip olan fakat tamamen kadın gibi hissedenler kadın (Male to Female, MTF) oluyor.
Bir de feminem erkek, maskülen kadın ve transların kendini trans gördüğü kısım var.
Feminem erkeğin cinsiyeti erkektir, sadece toplumun kadın şunu giyer erkek şunu giyer kalıbına uymayan insan tipidir. Kadın gibi hissetmez, zaten hissetseydi feminem kadın (MTF) derdik. Maskülen kadında da aynısı geçerli.
Transseksüel bireyler kendilerini sadece cinsiyet geçiş döneminde trans olarak görür. Bir cinsiyetten diğer cinsiyete geçtikten sonra eski cinsiyetten bir şey kalmadığı ve tamamen karşı cins olduğu için kendini o an ne ise öyle görür, trans olarak görmez ama hala kendilerini LGBTİ'den görürler. Görmeyenler de var tabii.
Çok açıklayıcı olmuş gerçekten kesinlikle katılıyorum.
Çok teşekkürler açıklayıcı olmuş, FTM ve MTF dediğimiz durum trans bireylerin geçiş yapmadan önce hissettikleri gibi mi oluyor yanlış anlamadıysam eğer? Ya da doğduğu cinsiyette hissetmeyip ama herhangi bir ameliyat görmeyenlere mi deniyor?
Yani Cinsiyetsiz diyor ki; henüz ameliyat olmayan trans bireyler kendilerini trans birey olarak görür ancak ameliyat olduktan sonra özellikle ben transım diye kendisini ayırmak istemez ki haklı bir önermedir. Lakin gene de kendilerini LGBTİ mensupu olarak görür tabiki diyor. Bence çok doğru bir yaklaşım

-
Aslında sanılandan çok daha basit.
Toplumun genel olarak kabul ettiği kadın ve erkek kalıplarını benimseyip bunlar üzerine yeni tanımlamalar inşa etmeye çalışmamızdan dolayı içine düştüğümüz çıkmaz en büyük problem maalesef.
Bu kadın ve erkek olma kalıpları da malumunuz kadının saçı uzundur evde yemek yapar, erkek kaşlarını aldırmaz vb. türünden zırvalar.
Günümüzde hemen hemen bütün insanlar zaten yeri geldiğinde bu tanımlamaların dışına az da olsa çıkar ve çıkmıştır. Ama bizimki gibi toplumlarda bu daha yavaş olmaktadır. Bugün kadın bir taksici görüp de şaşırmayan acaba kaç kişi vardır bu forumda bile? Veya Kadın kaporta ustası?
Bu nedenle dünya artık bu anlayıştan yavaş yavaş sıyrılmaya başladı. Doğrusu da bu.
Biz biyolojik cinsiyet harici yapılan bu ayrımlara ve kalıplaştırmalara toplumsal cinsiyet kimliği diyoruz ve bunu bütünüyle reddediyoruz. tıbbi durumlar hariç cinsiyet ayrımı yapmak ve LGBTİ hareketini de bu toplumsal cinsiyet kalıpları üzerine inşa etmek neresinden bakarsak bakalım ahmaklıktır.
Toplumsal cinsiyet ortadan kalktığında zaten bireyin “ben akışkan cinsiyetliyim demesine bile gerek kalmayacak”
Benim az önce ifade ettiğim gibi “kadın kaporta ustası, kadın iett şöförü” tanımlamalarım bile toplumsal cinsiyet belasına ne kadar batık olduğumuzun bir göstergesidir.
Olması gereken. “kaportacı, iett şöförü” demektir.
-
İnsan; biyolojik evrimleşmenin bir sonucu olarak soyut düşünebilme özelliği olan bilinen tek canlı türüdür. Gezegenimizde bulunan yaşamın ise bir sınırı vardır. İnsan bu sınırın farkındadır. Yani bir gün öleceğini kesin olarak bilir ve sağlıklı düşünen bir insan bu ölümü ve yok oluşu kabul etmek istemez. Dolayısı ile getirilen tüm açıklamalar bu var olma durumunun bir şekilde devam edeceği türdendir. İbrahimi dinler cennet ve cehennem gibi mitolojik hikayer ile sonsuz bir yaşam fikrini öne sürerken, uzak doğuda şekillenen birtakım inançlarda tekrar tekrar doğum ve ölüm ile sonsuz bir döngüde yaşamın yok olmayacağını savunur. Similasyon teorileri, üstün bir uzaylı ırkının varlığı ve aklıma gelmeyen her türlü düşünce akımının ana çıkış sebebi ölümü ve yok oluşu kabul edemeyen insan türünün uydurmalarıdır. Torunlarına hatıra bırakmak isteyen yaşlıları düşünün. Bu türden hareketler dini inanışlarda hiçbir yeri olmasa da insanlar geleceğe hatıra bırakmayı sever. Bu öleceğini bilen fakat buna bir çözüm getiremeyen aciz bir canlının elinden gelen tek şeydir.
Aksi halde öleceğini bilen ve sonunda bir hiçlik olduğunu kabul eden bir canlı varlık sağlıklı olarak varlığını sürdüremez. Bu bizim biyolojik olarak kaçınılmaz özelliğimizdir.
Bu durum evrimsel bir problemdir. Gezegenimizde bulunan diğer hiçbir canlı türünün böyle bir problemi yoktur. Çünkü böyle bir bilinç düzeyine sahip değildir.
Ayrıca dikkatinizi çekmek istediğim bir diğer önemli husus da bu inançların düşünsel olarak sürekli evrimleştiğidir. Bundan binlerce yıl önce güneşe tapan insanlar biyolojik olarak günümüz insanından aptal değildi. Ama artan bilgimiz ve gözlemlerimiz sonucu bugün ortaya atılan fikirler daha akla yatkın gibi gelebilir. Ancak hiçbirinin gözleme dayalı bir kanıtı yoktur.
Çoğu inançda bilgi eksikliğimiz sonucunda anlam veremediğimiz birtakım olaylar sonucu evrimleşerek günümüzdeki halini almıştır. Örneğin hastalıkların mikro-organizmalar yolu ile bulaştığını bilmeyen eski çağ insanları eğer hastalıklar temas ile veya aynı ortamda bulunma ile bulaşıyorsa başka şeyler de bu yollarla bulaşabilir gibi bir tüme varıma varmışlardır.
Bugün türbelerde tabutların örtüsünü yüzüne süren insanlar, okunmuş su içip şifa arayanlar veya şuan oldukça popüler olan Homeopati tedavisi buna iyi bir örnektir.
-
Müzik eşliğinde internette sörf yapıyorum
-
Kitap çıkartmak kadar kolay birşey yok. 3 adımda nasıl kitap çıkartılır anlatıyorum.
İlk önce bir sahafa girin orada bulabildiğiniz en ucuz kitabı satın alın. Sonra herhangi bir nalbura girin ve çıkartmak istediğiniz yüksekliğe uygun bir merdiven satın alın. Tercihen bir adet iş bareti de almanız tavsiye olunur.
Merdiveni uygun bir duvara veya ağaca sıkıca sabitleyin, baretinizi takın, kitabı iki elinizle sımsıkı kavrayın ve basamakları birer birer çıkmaya başlayın. Acele edip iki basamak birden atlamak istenmeyen sonuçlar doğurabilir bu nedenle sabırlı olun. Hedefinize giden yolda inancınızı sakın kaybetmeyin.
En son basamağa geldiğinizde kitabınız çıkmış olacaktır. Şimdi kitabı yukarı çıkarttığınız gibi geri indirin. Merdiveni katlayıp ihtiyacı olan birine verin. Baretinizi de bir işçiye hediye edin ve evin yolunu tutun. Aldığınız o ucuz kitaptan okumaya başlayın.
-
Öncelikle bu konuda fikir beyan etmek oldukça zor çünkü bakış açıları çok farklı olabiliyor LGBTİ bireyler içinde bile.
İkili cinsiyetten bahsedeceksek biyolojik gerçekleri ve toplumsal cinsiyet olgusunu birbirinden ayrı tutmak çok realist bir yaklaşım olmuyor. Özellikle de ben şahsen toplumsal cinsiyetin bir bela olduğunu, toplumsal cinsiyet rollerinden uzaklaşmanın toplumu ve bireyleri daha da ileriye taşıyacağını savunan bir anlayışa sahibim.
Ancak gezegenimizde var olan biyolojik yaşamın büyük bölümünü de eşeyli üreme oluşturuyor. Biz insan türü de eşeyli üreme ile varlığımızı devam ettiriyoruz. Dolayısı ile cinsiyetleri komple reddetmek akla ziyan bir yaklaşım olur kanaatindeyim.
Fakat biyolojik cinsiyetleri kabul etmek demek bu biyolojik cinsiyetlere özgü birtakım davranışlar, roller biçmemizi de gerektirmez. Hele ki medeniyetin geldiği son noktada hala toplumsal düzeyde cinsiyet rollerini biyolojik cinsiyetler ile bağdaştırmak tam bir gericilik örneği teşkil ediyor.
Dolayısı ile biyolojik olarak eşeyli üreyecek şekilde evrimleşmiş olmamız bu iki cinsiyete günümüz toplum yapısında roller biçmemizi gerektirmeyeceği gibi biyolojik yapımızı reddedip aklen ve mantıken bir çıkmaza girmemize de gerek yoktur.
Benim düşüncem böyledir.
-
düşünüyorum...
ve düşünmek en büyük eylemdir.
-
Ebeveynlerimi herhangi bir batı avrupa ülkesinde yaşayan varlıklı insanlar olarak değiştirirdim. ömrümün sonuna kadar boş beleş yaşar, 98 yaşımda hayata gözlerimi yumardım. Geriye kalan hiçbir şey umurumda olmazdı.
-
eşcinselliği bilmem de fakirlikten kurtulmak için bir ilaç yapsalar ya içsek şöyle som altından helalara mıcsak. oh mis. hem zaten seramik bende alerji yapıyor.
