Posts by ATLAS

    Aileni terk et, özgürlüğe atılan ilk adım aileyi terk etmekle başlar...

    ya arkadaş, sen adminin yazdığı şeyi nasıl okuyorsun veya nasıl anlıyorsun?


    Profil alanında kadın, erkek ve diğer olmak üzere üç adet cinsiyet seçeneği bulunmakta.


    yazmış...

    Hayatımızın akışını baştan sona değiştirecek olan şey; bazen sadece bir bakıştan ibarettir, ya da bir dokunuştan, ya da bir kelimeden, ya da işte bir adımdan...

    Ben ilk 14 yaşında ortaokul sonda bir öğrenci yurdunda kalmaya başlayarak ailemden ayrı yaşamaya başladım, yaklaşık 28 yıldır ayrı yaşıyorum. Son 8 yıldır da tek başıma yaşıyorum.


    Aileden ayrılmak erkekler için daha basit bir olay ama aynı şeyi özellikle toplumuzda bir kadın için söylemek bence zor. ATLAS

    aslında erkekler için daha zor, çünkü, iş sorunu, gereksinmelerini karşılayacak bir gelir sorunu, barınma sorunu, hele bir de birlikte yaşamayı düşüneceği bir kişi olursa, bu sorunlar iki katına çıkabilir, kadın herhangibi bir ekonomik özgürlüğü yoksa, sağlayamadıysa, sadece bir erkekle veya bir kadınla birlikte yaşamayı tercih ederse, bu sorunların çoğundan muaf olabilir... her sorunun bir çözümü vardır, çözümsüz sorun olmaz, kadın için de...

    Bilmiyorum artık umudum kalmadı olmuyor bir gün öldürürüm kendimi ve buraya sadece bunun ailemin suçu olduğunu belirtmek için yazıyorum. Hepsi sizin suçunuz yüzünden oldu ölünce bir şekilde bu yazıyıda görürsünüz yazıklar olsun sizin gibi ailem olduğu için çok pişmanım tamam iyi insanlarsınız bana iyi birşey yaptığınızı sanıyorsunuz ama anlamıyorsunuz beni asla ve asla anlamıyorsunuz beni. Keşke benim ailem olmasaydınız ve ben keşke erkek olarak doğmasaydım gerçekten boşu boşuna ümitlendim belki birisi yardım eder diye olmadı kimse arkadaşım olmadı kimse yardım edemedi. Öyle bir duruma geldim ki artık ailemin beni anlaması için kendime ölümcül olmayan bir yerime bıçak saplayıp anlayın artık kararlılığımı demeyi düşünüyorum belikde bunu yapsam bile anlamazlar. Tabikide bu yanlış bir karar ama ne yapacağımı bilmiyorum kendimi öldüreceğimi söylesem herşeyi söylesem dahi anlamıyorlar.Yani ben boşu boşuna kürek çekiyorum. Artık delirmek üzereyim gerçek anlamda. Zaten transların %82'sinin intihar etmeyi düşünüp %40'ının intihar girişiminde bulunduğunu söylesem dahi anlamıyorlar beni asla. Yani artık yapacak birşey yok öldüğümde bunları görsünler diye yazdım en azından onlara bir mesajım olsun bilinki senin yüzünden öldüm anne, baba, abla hepsi sizin suçunuz başka kimsenin suçu yok kesinlikle sizin yüzünüzden öldüm. En azından ablam keşke yardımcı olsaydı oda desteklemedi. Kimse beni desteklemiyor ailemden. Yaşam benim için işkenceden farklı birşey değil.

    şimdi herkes; aa aile şöyle iyidir, böyle güzeldir, şöyle kutsaldır, gibi gazeller okuyacaklardır, bu düşünceler tamamen içinde bulunduğumuz toplumdan aldığımız eğitim, örf, adet, törelerden kaynaklanır. kimse kitap okumaz, herhangi bir konuda değişik fikir insanlarının o konu hakkında neler düşünüyorlar, öğrenmezler, merak da etmezler. şimdi bir iki şey yazacağım, yazdıklarım toplumsal değerlere aykırı gelebilir, ve yazdıklarıma herkes itiraz da edebilir, aslında benim yazdıklarım doğru, toplum yanlış....


    aile iyi değildir, güzel değildir, kutsal değildir, aile hiç bir zaman sizin iyiliğinizi düşünmez, iyi olup da onlardan daha iyi bir hayat yaşamanızı istemezler, sizi büyütüp yetiştirmeleri, okutup bir yerlere getirmeleri, veya bir meslek sahibi olmanız için desteklemeleri, yardım etmeleri de, sizin iyiliğiniz için değil, kendilerine daha iyi bir yaşam sağlayabilmeniz içindir, yaşlılıklarında kendilerine bakmanız içindir....


    özgürlüğe atılan ilk adımlar, aileden kurtulmakla başlar. ikinci adım da çevrenizden kurtulmaktır, hatta huzurlu bir yaşam istiyorsanız, insanlardan uzak durmalı, toplumla aranıza mesafe koymalısınız....


    ölmek, hayattan soğumak, saçma bir düşünce, tesadüfen hayata geldik, bu bir şans, doğmadan önce portakaldık, öldükten sonra da karpuz olacağız... öncesi yoktu, sonrası da yok, ve bu milyonda bir şansı, ihtimali, tesadüfü iyi, güzel yaşamak, bizim elimizde, tamam, hayat zor, yaşam zor, ama, bir şeyleri yoluna koyunca, mesela, ekonomik özgürlüğünüzü sağladığınız zaman, güzel şeyler daha çok, yani güzel bir insanla tanışabilirsiniz, onunla güzel şeyler paylaşabilirsiniz, deniz kenarında bir gün batımı seyretmek güzeldir, çikolata yemek güzeldir, rakı içmek güzeldir, güzel kıyafetler giymek güzeldir, sevmek sevilmek güzeldir....


    çok şey yazılabilir, ama az olsun, öz olsun, umarım, düşüncelerinizde bir fark yaratabilmişimdir, neler yapabileceğiniz, başarıp başaramayacağınız, nerden başlayacağınızı bilip bilmemeniz, hiç önemli değil, yeter ki, bir adım atın, hayat güzel, keyfini çıkarmaya çalışın, veya güzel birşeyler yapmak, yapabilmek için, birşeyler yapın...

    spor değil de, kitap okumak daha iyidir, kitap okumak hem birsürü seçkin insanla birlikte olmak, hem onların düşüncelerinden de istifade etmektir, sorularının hepsine de genelde değişik cevaplar bulacaktır.

    ATLAS teşekkür ederim öncelikle yanıtın için. Eleştirilecek bir yorum değil, gayet doğru yazdıkların. Yazıyı yazarken hiç iyi değildim. Ancak beni karamsarlığa sürükleyen bir kişinin yokluğu değil, yaşadığım hayal kırıklığıdır. Ve çok enterasandır ki bu hayal kırıklığı taze değil ama etkisi tazeliğini koruyor. Bu hayal kırıklığı, kendimi koruma içgüdüsü ile 'yine aynı şeyleri yaşayacağım' korkusu ile hiç kimse ile tanışmamaya itiyor beni. Kimseyi sevemiyor, boşver sevmeyi beğenemiyorum bile. Heyecan neydi unuttum, hatırlamıyorum. Birinin beni çıkarsız sevebileceğine dair bir inancım yok. Herkes herkessiz yaşayabilir ama bir umudunuz olmadan zorlanıyorsunuz. Gerçekten bir kadın bir kadını/bir erkek bir erkeği sever mi ? Hiç birlikte yaşlanan var mı? Yoksa bu yolda, hiç istemediğim halde, eni sonu bir erkekle mi evleneceğim?

    20'li yaşlarımı ardımda bırakırken bu ara bunlar kurcalıyor kafamı.


    Yorumunuz benim aksime pozitif ve tatlı ama teşekkür ediyorum :)

    rica ederim, ayrıca teşekkürler,


    yerleşmiş kanıların aksine, yine,


    mesela derler, umudunu yitirme, bir insanın umudunu kırma, belki de sahip olduğu tek şey odur, falan gibi felsefi aforizmalar vardır, biri bir şey söyler, diğerleri ne demek istediğine bile bakmadan, oo ne güzel laf falan,


    umut aslında iyi bir şey değildir, umut etmek, insanın kendisine yalan söylemesidir. Umut insana veriyor göründüğü oranda alır, insan da ondan alıyor sandığı oranda verir... Hayal kurmak, umut etmek, iyimserlik, bir çözüm bir çare değildir, tam aksine o duvardan alıp bu duvara çarpar insanı... umut etmezseniz, hayal kırıklığına uğramazsınız...


    o kadar filozof bu gerçeği görmemiş mi, o da ilginç...

    kaç kişi okur, kaç kişi umursar, kaç kişi yorum yapar, bilemiycem ama, yapılacak yorumlar da, ah vah, tüh müh, falan filan gibi olacaktır, sanıyorum, benim yorumuma gelince, yorumlarım genelde insanlara aykırı gelir, ve hep karşı çıkılır, eleştirilirim, değişik bir fikir, değişik bir düşünce, bir de konuya o yönden bakmak lazım diye kimse düşünmez.


    sizin konunuza yorumuma gelince; bir kerelik bir yaşam, ve o yaşamda bir sürü insan hayatımıza, girerler çıkarlar, insanlar gelirler ve giderler, hayat bu. Ve siz de bir insan tanımışsınız, ama öyle, ama böyle yürümemiş, ama hayatın sonu değil ki bu, sanki öyle bir karamsarlıkla yazmışsınız, düşünüyorsunuz. daha ne insanlar tanıyacak, ne hayatlar yaşayacaksınız, olmasaymış iyiymiş, ama olmuş, ve hep de olacak. duyguları o kadar da abartmayın, duygular sadece kaybeden tarafta görülen kimyasal arızalardır. başka biri ile tanışınca, eskisini unutacak, yeni duygular yaşayacaksınız... her şeye rağmen yaşamak çok güzel, ve sürprizlerle dolu, yarın ne olacağını, karşınıza neler çıkacağını bilemezsiniz.


    neyse, siz de isterseniz eleştirin, isterseniz okumayın bile, dertleşmiş olduk :)

    Umut etmek, insanın kendisine yalan söylemesidir. Umut insana veriyor göründüğü oranda alır, insan da ondan alıyor sandığı oranda verir...

    Her şeyi başkasından beklerseniz olmaz

    Şu üstünüzü başınızı bir yoklayın bakalım

    Belki sizin de bir şeyleriniz vardır!

    Yaşam bazen bir şans verir; bir şeyler yapabilmek için bir süre vardır, sadece bir an, ama onu yakalayabilmek için korkak ya da kararsız olmayagörün, yaşam dizginleri yeniden eline alıverir; şans yalnızca bir kez ortaya çıkar, sonradan onu bir kez daha yakalamak imkansızdır...