Posts by ATLAS

    ATLAS teşekkür ederim öncelikle yanıtın için. Eleştirilecek bir yorum değil, gayet doğru yazdıkların. Yazıyı yazarken hiç iyi değildim. Ancak beni karamsarlığa sürükleyen bir kişinin yokluğu değil, yaşadığım hayal kırıklığıdır. Ve çok enterasandır ki bu hayal kırıklığı taze değil ama etkisi tazeliğini koruyor. Bu hayal kırıklığı, kendimi koruma içgüdüsü ile 'yine aynı şeyleri yaşayacağım' korkusu ile hiç kimse ile tanışmamaya itiyor beni. Kimseyi sevemiyor, boşver sevmeyi beğenemiyorum bile. Heyecan neydi unuttum, hatırlamıyorum. Birinin beni çıkarsız sevebileceğine dair bir inancım yok. Herkes herkessiz yaşayabilir ama bir umudunuz olmadan zorlanıyorsunuz. Gerçekten bir kadın bir kadını/bir erkek bir erkeği sever mi ? Hiç birlikte yaşlanan var mı? Yoksa bu yolda, hiç istemediğim halde, eni sonu bir erkekle mi evleneceğim?

    20'li yaşlarımı ardımda bırakırken bu ara bunlar kurcalıyor kafamı.


    Yorumunuz benim aksime pozitif ve tatlı ama teşekkür ediyorum :)

    rica ederim, ayrıca teşekkürler,


    yerleşmiş kanıların aksine, yine,


    mesela derler, umudunu yitirme, bir insanın umudunu kırma, belki de sahip olduğu tek şey odur, falan gibi felsefi aforizmalar vardır, biri bir şey söyler, diğerleri ne demek istediğine bile bakmadan, oo ne güzel laf falan,


    umut aslında iyi bir şey değildir, umut etmek, insanın kendisine yalan söylemesidir. Umut insana veriyor göründüğü oranda alır, insan da ondan alıyor sandığı oranda verir... Hayal kurmak, umut etmek, iyimserlik, bir çözüm bir çare değildir, tam aksine o duvardan alıp bu duvara çarpar insanı... umut etmezseniz, hayal kırıklığına uğramazsınız...


    o kadar filozof bu gerçeği görmemiş mi, o da ilginç...

    kaç kişi okur, kaç kişi umursar, kaç kişi yorum yapar, bilemiycem ama, yapılacak yorumlar da, ah vah, tüh müh, falan filan gibi olacaktır, sanıyorum, benim yorumuma gelince, yorumlarım genelde insanlara aykırı gelir, ve hep karşı çıkılır, eleştirilirim, değişik bir fikir, değişik bir düşünce, bir de konuya o yönden bakmak lazım diye kimse düşünmez.


    sizin konunuza yorumuma gelince; bir kerelik bir yaşam, ve o yaşamda bir sürü insan hayatımıza, girerler çıkarlar, insanlar gelirler ve giderler, hayat bu. Ve siz de bir insan tanımışsınız, ama öyle, ama böyle yürümemiş, ama hayatın sonu değil ki bu, sanki öyle bir karamsarlıkla yazmışsınız, düşünüyorsunuz. daha ne insanlar tanıyacak, ne hayatlar yaşayacaksınız, olmasaymış iyiymiş, ama olmuş, ve hep de olacak. duyguları o kadar da abartmayın, duygular sadece kaybeden tarafta görülen kimyasal arızalardır. başka biri ile tanışınca, eskisini unutacak, yeni duygular yaşayacaksınız... her şeye rağmen yaşamak çok güzel, ve sürprizlerle dolu, yarın ne olacağını, karşınıza neler çıkacağını bilemezsiniz.


    neyse, siz de isterseniz eleştirin, isterseniz okumayın bile, dertleşmiş olduk :)

    Umut etmek, insanın kendisine yalan söylemesidir. Umut insana veriyor göründüğü oranda alır, insan da ondan alıyor sandığı oranda verir...

    Her şeyi başkasından beklerseniz olmaz

    Şu üstünüzü başınızı bir yoklayın bakalım

    Belki sizin de bir şeyleriniz vardır!

    Yaşam bazen bir şans verir; bir şeyler yapabilmek için bir süre vardır, sadece bir an, ama onu yakalayabilmek için korkak ya da kararsız olmayagörün, yaşam dizginleri yeniden eline alıverir; şans yalnızca bir kez ortaya çıkar, sonradan onu bir kez daha yakalamak imkansızdır...

    Mutsuzluklarla falan zaman harcamayın, hayat çok kısa; her anından yararlanmak gerek. Hiç fark etmesek de, hayatlarımız her an eksilip duruyor! Belki de yarın yok bile, hayatı yaşamak için acele edin..

    Benim düşüncelerimin, toplumun düşüncelerinden farklı olması, düşüncelerimin yanlış olduğunu göstermez, toplum doğru değil...

    Öyle bir an olur ki; bir ileti düşer sayfanıza, hayatınız baştan sona değişir... Fırsatları değerlendirin...

    Yitip giden anlamların

    Hiç de gerekli olmadığını

    Anlayabilirdik,

    Bir dakikalığına her şeye

    Mola verebilseydik eğer…