Divan Edebiyatında Eşcinsel Metin & Şiir Örnekleri

  • Osmanlı, ne kadar saklanmaya çalışılırsa da, sanki kötü bir şeymiş gibi, eşcinselliği hoş karşılamaktaydı. Osmanlı’nın eşcinsellikten rahatsız olmadığını söyleyebiliriz. Eşincelliğin ayıp kabul edilmesi, Tanzimat Dönemi zamanlarında yaşandı. Batıdan geldi yani bu karşı duruş. O zamanlarda Osmanlı Şairleri, eşcinselliklerini şiirlere dökmekten hiç de geri durmadılar. (Alıntıdır)


    Şu an eşcinsel yazarlar için rahat bir ortam yok, eserlerinde kendilerinden, yaşamlarından Divan Edebiyatı şairlerinin rahatlığıyla bahsedemiyorlar. Tarih gerçekten tekerrürden ibaretse, umarım, yakın zamanda eşcinsel yazarlarımız için de rahat bir ortam olacağını, hayatlarını, hikâyelerini rahatça eserlerine yansıtacaklarını görürüz.


    Bu konuya isteyen arkadaşlar bulduğu şiirleri yazabilirler.

  • Kızoğlan kızı nâzın, şehlevend âvâzı âvâzın,

    Belâsın ben de bilmem, kız mısın, oğlan mısın kâfir.

    Ben olsam bir de mutrib, bir de tarf-i cûy-bâr olsa

    Hoş imdi bir de farzâ bir cüvân-i şîvekâr olsa.

    (Divan edebiyatından bir oğlan sevgisi)

  • Mânî olamaz pîrlik sofî, cüvânlar seyrine,

    Âdemi bî-ihtiyâr eyler bu şehrin dilberleri.


    (Ey softa, yaşlılık oğlanları seyretmeye engel olamaz;

    bu kentin gönül çelici güzelleri adamı çileden dahi çıkarır.)

  • Kuhistan Sultanı Kabus'un oğluna nasihatı, Kabusname kitabından:


    "... ve yaz olunca avretlere meylet ve kışın oğlanlara, ta ki bedenen sağlam olasın. Zira ki oğlan teni sıcaktır, yazın iki sıcak bir yere gelirse teni azıtır ve avret teni soğuktur, kışın iki soğuk bir yere gelse teni kurutur vesselam."

  • Dönemin alimi ve resmi tarihçisi Ahmet Cevdet Paşa, Maruzat adlı eserinde son durumu şöyle özetlemiş:


    "...Kadın düşkünleri çoğaldı, delikanlı meraklıları azaldı. Oğlancılık sanki yere battı. İstanbul’da eskiden beri delikanlılara karşı olan aşk ve ilgi kızlara yöneldi. Sultan Üçüncü Ahmed zamanından beri devam eden Kâğıthane seyri daha fazla rağbet buldu. Gerek orada, gerek Bayezid Meydanı’nda arabalara işaret verme usulü başladı. Devletin önde gelenleri arasında kulamparalığıyla meşhur Kâmil ve Âli Paşalar ile onlara mensup olanlar kalmadı..."

  • Emirhan

    Changed the title of the thread from “Divan Edebiyatında Eşcinsel Şiir Örnekleri” to “Divan Edebiyatında Eşcinsel Metinler & Şiirler”.
  • Dilde bu âteşi yakan mahdum

    Tıflı nevres henüz dahi masûm

    Görünür gerçi sûretâ mazlûm

    Hâli Hindûsu lîk âfeti Rûm

    Yaktı gönlümde nârı Bû Leheb'i

    On üç on dört yaşında bir Çelebi.


    Sükkerî


    (Dilde bu ateşi yakan oğlan,

    Daha yeni yetişmiş bir masum.

    Görünüşte güya uysaldır ama

    Hint beniyle bir Rum afeti gibidir.

    Gönlümde Ebu Leheb'in ateşini yakan

    On üç on dört yaşında bir güzeldir.)

  • Oğlanların tüyleri ergenlik zamanı gelişip sakal ve bıyığa dönüşünce, onlar artık sevgili olmaktan çıkar ve güzelliklerini kaybederler:


    Meydânı ruhi yarda oynar iken dil

    Hattı erişip dedi bunun bitti sakalı

    Veren ruhuna zîb ü bahâ hâl ü hatındır

    K'onlardır eden hüsn metâını bahâlı.


    Mesîhî


    (Sevgilinin yanak meydanında dil oynarken,

    Ayva tüyleri büyüyüp dedi bunun sakalı çıktı.

    Yanağını süsleyen ben ve tüylerindi

    Senin güzel malını değerli kılan onlardı.)

  • This threads contains 12 more posts that have been hidden for guests, please register yourself or log-in to continue reading.

Participate now!

Don’t have an account yet? Register yourself now and be a part of our community!