Posts by Frank Gallagher

    İnternetten biriyle sözleştiğinizde bir riski üstleniyorsunuz demektir. Bu nedenle kesinlikle bazı önlemler almakta yarar var. Çünkü gazetelerde cinayet olaylarından, gasp olaylarına kadar bir çok haber görünmekte bu konuda. Ve düşünün ki gazetelere cinayet dışındaki bu olayların çok azı yansıyordur.


    Ne yazık ki internet ortamı, bir çok kişi için tek tanışma platformudur. Ve insanların en doğal ihtiyaçlarını, kişiliksiz ve kendi çıkarları için kullanmaya çalışan şahıslar hep olacaktır. Gizlilik bir çok kişi için önemli bir konu olduğundan, bundan da olabildiğince yararlanılmaktadır. Sizden para koparmaya çalışacak, üzerinizdeki değerli eşyaları almak veya cep telefonunuza el koymak isteyecek kişelerle karşılaşmanız olasılık dahilindedir.


    Jigololar, parasız-işsiz güçsüz sömürücüler, hırsızların sosyal medyada ava çıktıkları bilinmeli.


    Yukarıda anlatılanlara ek olarak, en azından aşağıdaki noktalara dikkat etmeniz yararınıza olacaktır.


    Mesela yakın bir arkadaşına buluşmadan önce, görüşeceğin kişi ile ilgili aşağıdaki bilgileri ver;

    1. Telefon numarasını
    2. Sosyal Medya profil bağlantısını
    3. Takma da olsa ismini
    4. Nerede oturduğu ile ilgili bilgi
    5. Nerede buluşacağınızı

    Ve

    1. Dışarıda bir yerde buluş.
    2. Buluşulan yer kalabalık olsun, ıssız bir yerde buluşma.
    3. Buluşacağın kişinin birden fazla olması önerisini reddet/gitme.
    4. Eşlik edecek biri varsa onla git
    5. İnternet kafelerden bağlananların riskinin daha yüksek olduğunu bil


    Buluştuktan sonra;


    1. Banka ATM'lerinden (Otomatik Para Çekme Makinaları) para çekme
    2. Yanında büyük miktarda para bulundurma. Bulundurabiliyorsan, bir şeyler yiyebileceğin ve taksi ile evine gidebileceğin kadar parayı yanında bulundur.
    3. Cep telefonuna ve cüzdanına/kimliğine sahip çık. Kesinlikle istese de ona verme. Telefonunu alıp, "telefon edeceğim" bahanesi ile senden uzaklaşmasına izin verme.
    4. Kesinlikle gelecek özel sorulara ilk buluşmada yanıt verme. Mesela; gerçek adın, tam olarak nerede oturduğun, hangi okula gittiğin, nerede çalıştığın... Kimseyi ilgilendirmez o bilgiler...


    Ve aslında şunu bilin ki, yukarıdakiler sadece küçük önlemlerdir, çünkü tanımadığınız birinin nasıl bir insan olduğundan ve karşılaşılacak tehlikelerden asla emin olamazsınız!!!

    Mykonos Adasinin Papaz efendisi pazar vaazında cehenneme gitmemek için işlenmemesi gereken günahları anlatıyor..

    "Birincisi: öldürmeyeceksin, çalmayacaksın, zina etmeyeceksin."

    "En buyuk günah ise, oğlancılıktır" diyor..

    "Yunanlı'nin zaten bu konuda adı çıkmış..

    Bu günahı zinhar işlemeyin."

    "Eğer işlerseniz bilin ki..."

    Bir nefes alıp anlatıyor papaz efendi "bu günahın kefaretini..öbür dünyada sırat Köprüsü var ya, Sırat köprüsü..

    Işte bu köprüyü geçerken becerdiğiniz bütün erkekleri sırtınızda karşı tarafa taşıyacaksınız..

    Ona gore..."Vaazi dinleyen Todori, arkadaşının kulağına eğilmiş:

    "Yandık ki ne yandık.. Bugüne dek en az yüz erkek becerdim ben, köprüden geçerken sırtımda yüz erkeği nasıl taşırım?"

    "Düşündüğün şeye bak" diyor, arkadaşı... "Ölmeye yakın verirsin birine, binersiniz hep beraber onun sırtına..."

    Kasabanın birisinde çapkınlıklarıyla ünlü imam ve bekçi varmış. O kadar zampara imişler ki, uçan dişi sineği bile götürüyorlarmış. Bir gün kasabaya, mesleğinin baharında genç, idealist bir doktor bey atanmış. Genç doktor, hem yakışıklı hem de çok parlak kız gibi bir şeymiş.

    Doktoru gören bekçi ile imam, birbirleriyle iddiaya girmişler. Doktoru önce kim götürürse iddiayı o kazanacakmış. Günlerden bir gün, akşam üzeri kasabanın bekçisi doktorun muayenehanesine gitmiş. Doktora rahatsızlığını söylemiş. Doktor, bekçinin üzerini çıkartıp, sedyeye uzanmasını söylemiş. Bekçiyi muyene etmeye başlamış. Elini bekçinin kırtına ve göğsüne sürerken bekçi doktorun elini nazikçe tutmuş;

    BEKÇİ: "Doktor bey sana birsey söylemek istiyorum"

    DOKTOR: "Söyle bakalım"

    BEKÇİ: "Ben senden hoşlanıyorum. Mümkünse seni birkere yapmak istiyorum"

    DOKTOR: "Hay hay neden olmasın. Biz hastalarımızın her türlü ihtiyacını karşılamak için görev yapıyoruz."

    DOKTOR: "Yalnız, şimdi akşam üzeridir, insanlar işten çıkmıstır, muayenehaneme uğrayabilirler, sen şu pencereden bir bak bakayim sokak sakin mi, yakalanmayalım." der.

    Pencereler yukarıya doğru açılıp altan mandallanan pencerelerdenmış. Bekçi pencereyi yukarıya doğru kaldırıp başını dişarı çıkartıp sokağa bakmaya başlamış. Tam bu sırada doktor pencerenin mandalını çevirerek pencereyi kapatmiş ve bekçinin başı dışarıda kalacak şekilde bekçi sıkışmış. Doktor bekçinin arkasına geçip pantolonunu indirmiş ve başlamış gidip gelmeye. Doktor gidip geldikçe bekçinin ağzındaki düdük "düüürt düüürt" diye ötüyormuş. Tam bu sırada sokaktan geçmekte olan imam efendi;

    İMAM: "Hayırdır bekçi efendi, o pencerede ne işin var"

    BEKÇİ: "Bakıyorum asayiş berkemal mi?"

    İMAM: "Sen onu benim külahıma anlat. Ben dün gece sabaha kadar o pencerede ezan okudum" demiş.

    Tuneli Hilmi Caddesinde Sixties adlı bir club var, Cumartesi günleri kalabalık oluyor.

    Akşam 9 10 gibi açılıyor sabah 3 4'e kadar açık oluyor, şimdiki giriş ücretini bilmiyorum ama yaklaşık 3 yıl önce Ankara'dayken 20 TL gibi bir şeydi.

    Mekan ufak, o kadar büyük bir yer değil, bir iş hanının 2. katında

    O zamanlar bira 15 votka + enerji içeceği de yanılmıyorsam 20 tl'ydi

    Neredeyse her hafta sonu oraya takılırdık

    Travestilere ayrımcılık uyguluyorlardı, travestilerden yanılmıyorsam girişte 50 TL alıyorlardı.

    Bir başka travesti bar daha vardı, ismini şu an hatırlamıyorum

    Hiç takılmadım o nedenle hakkında fazla bir bilgim yok

    Bir de Kızılay'da Savoy Bistro var, cafe bar tarzı bir mekan

    Ankara'da bu üç mekan dışında bildiğim kadarıyla başka mekan yok.

    Merhaba arkadaşlar, geçtiğimiz günlerde Tv kanalları arasında dolaşırken yobaz bir kanalda eşcinsellerle ilgili bir tartışmaya denk geldim. Yobaz bir gazetede yazan bir gazeteci eşcinselleri eskiden görmemezlikten geliyorduk, internet hayatımıza girdikten sonra sosyal medya'da sayısız eşcinsel ile karşılaşır olduk. Sosyal Medya'da ve Sanat'ta başarılı oldukları için ister istemez her gün karşılaşıyoruz, artık yok saymamız pek mümkün görünmüyor. Aslında direk olarak engellemek de mümkün değil, nasıl bir önlem alınabilir doğrusu bilmiyorum diyordu.


    Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? genel olarak eşcinseller sosyal medya'da başarılı mı? LGBTİ görünürlüğüne bir katkısı var mı? engellenmek istendiğinde lgbti sosyal medya fenomenleri ve LGBTİ sosyal medya hesapları hükümet tarafından engellenebilir mi?


    Yorumlarınız için teşekkürler.

    Emin olamayız, çoğunlukla başka bir seçeneğimiz olmadığı için sadece umut ederiz.


    Her şey karşılıklı, semavi dinlerde insanın yaratılışına baktığınız zaman tanrının bile bir karşılık bekleyerek "bilinmek istediği için" melekleri ve insanları yarattığını görürsünüz.


    Genel olarak; süreklilik için köprüyü geçene kadar mantığı siyasetçi için makul değil :)

    Hayvanlarda eşcinsellik, insan dışındaki hayvanlarda gözlemlenen ve belgelenmiş eşcinsel, biseksüel ve transeksüel davranışlardır. Bu davranışlar cinsellik, kur yapma, etkilenme, duygusal bağ kurma, eş olma ve ebeveynliği içerir. Bruce Bagemihl'in 1999 yılına ait makalesinde, içlerinde primatlardan bağırsak solucanlarına kadar birçok canlının yer aldığı 1500'ün üzerinde türden bahsedilmektedir.


    Bilimin açıklaması, İncil'den alıntılar ve Darwinci Teori ile başlayan bu film, meyve sineğinden yunuslara, dünyanın dört bir yanından gelen muhteşem görüntüler eşcinselliğini doğal haliyle yakalıyor.


    Yayın tarihi: 11 Ağustos 2006 (ABD)

    Yönetmen: Todd Stephens

    Yapımcılar: Todd Stephens, Jesse Adams, Karen Jaroneski

    Senaryo: Todd Stephens, Tim Kaltenecker


    Konusu:


    Dört farklı erkek eşcinsel arkadaşın tanışmalarının ardından koleje başlamadan cinsel ilişkiye girmeye karar vermeleriyle gelişen olayları anlatan bir komedi filmidir.


    Fragman:



    Yönetmen: Beeban Kidron
    Oyuncular: Wesley Snipes, Patrick Swayze, John Leguizamo, Robin Williams, Ru Paul, Stockard Channing, Blythe Danner, Arliss Howard
    Dil: English
    Süre: 109 (dakika)
    Türü: Komedi


    Konusu:


    İki erkek travesti olan Noxeema "Noxzee" Jackson (Wesley Snipes) ve Vida Bohemme (Patrick Swayze), bir travesti yarışmasını kazanarak Hollywood'a gitme şansı yakalarlar fakat yarışmayı kaybeden genç Chi-Chi Rodrguiez'i (Leguizamo) ağlarken görürler ve onun bu durumuna üzülen Vida onu da yanlarına almak ister.


    Bu yüzden uçakla gitmekten vazgeçip yerine bir Cadillac kiralarlar, ancak yolda bir şerif (Chris Penn) Vida'yı kadın zannedip ona tecavüz etmeye kalkar fakat Vida bir vuruşuyla onu yere serer. Ancak ertesi gün herkes şerife bir kızdan dayak yediği için güler ve o da Vida'yı aramaya başlar. Bu arada Noxeema, Chi Chi ve Vida arabada giderken bir anda arabaları bozulur ve bir kasabaya düşerler.


    Kasabada gerekenleri bulmak için pazartesine kadar beklemelidirler ve o gün cumartesidir. Şimdi bu üç gün içinde herkes onları gerçek kadın zanneder ve kasabalılar eşcinselleri sevmeyen insanlar oldukları için, üçlü, kasabalıdan travesti olduklarını gizlemeye karar verir. Ancak çok kısa bir sürede herkes birbirine alışsa da birçok olay olur.


    Kendisine şehirden Carol Ann'ın kızının aşık olduğu Bobby Ray Chi Chiye aşık olur, ve Chi-Chi de buna dayanamaz ancak Noxeema ve Vida ona karşıdırlar. Noxeema ise kasabadaki kadınları sürekli takip eden erkekleri döverken, hayata küsmüş ve pek konuşup/dinlemeyen yaşlı bir kadını hayata döndürmeye çalışacaktır.


    Ayrıca Vida Bohemme, Carol Ann'ın kocasından şiddet gördüğünü anlayınca bu olayı engellemeye çalışır. Ancak Dullard ile Carol Ann'ın kocası Virgil bir barda karşılaşınca olaylar gelişir.Bu arada Vida, büyük bir Julie Newmar hayranıdır.


    Fragman:



    Kitap: Giovanni'nin Odasi

    Kategori: Edebiyat
    Yazar: James Baldwin
    Çevirmen: Çiğdem Öztekin
    Sayfa: 178
    Ölçü: 13.5 x 21 cm
    ISBN: 975-08-1104-6
    YKY’de 1. Baskı: 2006

    Hakkında:


    Baldwin’in on yıl yaşadığı ve yaratıcılığını bulduğu Paris’te yazdığı Givanni’nin Odası, o günler için işlenmesi bir hayli cesaret isteyen bir konuyu, “eşcinsel aşk”ı ele alıyor: Amerikalı beyaz delikanlı David’in Paris’te İtalyan garson Giovanni ile yaşadığı eşcinsel ilişki, toplumsal değer yargılarının baskın çıkışıyla bu ilişkiden kaçı;p ve evli bir erkek olarak “güvenli” bir hayat sürmek için eski sevgilisi Hella’ya sığınması ve bütün bu çabaların üçüne de trajik sonuçlar getiren sonuçsuzluğu...

    küçük İskender mahlasıyla tanınan Derman İskender Över, 28 Mayıs 1964 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Kabataş Erkek Lisesi'ni bitirdikten sonra İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne girdi ve beş yıl eğitim gördü. Kendi arzusuyla bıraktığı tığı eğitimini takiben İ.Ü. Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'ne de üç yıl kadar devam etti. Ağır basan sanat hayatı onu akademik ortamdan kopartarak edebiyat ve sinemaya sürükledi.

    'Marjinal şair' olarak tanınmaya başlaması 1985 yılıdır. Günümüze değin bunca yıllık süreye onlarca şiir ve özgür metin, bir günlük, üç roman, iki özel derleme, bir inceleme, bir antoloji olmak üzere birçok kitap sığdırdı. Kimi Avrupa ülkelerinde çıkan antolojilerde şiirleri basıldı. Kanada'da yayımlanan Descant adlı edebiyat dergisinin Türkiye özel sayısında, ABD'de ise Murat Nemet Nejat'ın 'eda' kavramında yoğunlaştığı Türk şairlerinden çeviri antolojisinde kendine yer buldu. 2000 yılında İtalya'da düzenlenen Avrupalı Genç Şairler Yarışması'nda ( La Giovane Poesia D'europa Nel 1999 ) ilk ona girdi ve bu şairlerle birlikte kitaplaştırıldı. Yine aynı yıl içersinde uzun zamandır sinema dalındaki jürisinde de yer aldığı Orhon Murat Arıburnu Ödülleri'nde 'Bir Çift Siyah Deri Eldiven' adlı şiir kitabıyla birincilik alarak ödüllendirildi. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Fotoğraf Bölümü master öğrencilerine 'Postmodernizmin Görsel Malzemeye Etkisi' üzerine bir seminer verdi. 2001 yılında Almanya'da, 2002'de de Hollanda'nın çeşitli şehirlerindeki etkinliklerde konuşmacı olarak ve şiir performanslarıyla yeraldı. 2003 yılında Berlin'de düzenlenen İlk Türkiyeli Eşcinseller Kongresi'nde bu konudaki dekleresini okudu. 2004'te Newyork'ta ve Kuzey Carolania'da üniversitelerde konuşma yaptı ve tek kişilik okuma gecelerine konuk oldu. Ayrıca Türkiye'de farklı üniversitelerde ve liselerde panellere, workshop'lara katıldı. Bir dönem seslendirme, senaristlik, radyo programcılığı, şiir matineleri de yapan küçük İskender, içlerinde 'Ağır Roman' ve 'O Şimdi Asker'in de bulunduğu beş filmde de oyuncu olarak rol aldı.

    Kitap: Tarihten Gizlenenler Gey ve Lezbiyen Tarihine Yeni Bir Bakış

    Yazar : Martha J. Vicinus, Martin Bauml Duberman, George C

    Yayınevi : Phoenix Yayınevi

    Basım Tarihi : Kasım 2001

    Sayfa sayısı : 603 s .

    Orijinal dili : İbranice , İngilizce

    Boyut : 15 x 24 cm


    Hakkında :


    Anlamayı reddetmek hoşgörüsüzlüktür.

    İçine girdiğimiz yeni çağ, anlamayı reddetmenin hangi ideolojik, dinsel, kültürel, etnik, cinsel etiket altında olursa olsun reddedildiği, bu tutumu sergileyenlerin tarih ve uygarlık dışına itildikleri bir çağ olacaktır.


    Anlamanın anahtar kavramı ise çeşitlilik. Küreselleşmenin, iktisadi alandaki yönelimlerinden ve tezahürlerinden kalkarak, dünyanın tektipleşmeye başladığını ileri sürmek yanıltma amacı taşımıyorsa vahim bir yanılsama. Dünya tarihinin hiçbir döneminde çeşitliliğin değişik düzlemdeki tezahürlerinin birbirlerini anlama araçlarından mahrum oldukları bahanesine sığınmaları artık hiçbir biçimde ve hiçbir koşulda mümkün değil.


    Hoşgörüsüzlük artık beni belki de her şeyden önce ve her şeydan çok anlamayı reddetmektir...


    Tarihten Gizlenenler: Gey ve Lezbiyen Tarihine Yeni Bir Bakış'ı çeşitliliğin cinsel varoluş düzleminde farklı tezahürlerini yeni ve zenginleştirici bir bakış açısıyla anlamanın yolunu açıyor. Cinsel varoluş tarzı ve yönelimi ne olursa olsun kendini içine girdiğimiz çağa ait hisseden veya hissetmek isteyen her okur için...

    - Melih Yürüşen-

    Kitap: Eşcinsel Dahiler

    Yazar : Thomas Cowan
    Yayınevi : Tüm Zamanlar Yayıncılık
    Basım Tarihi : Nisan 1999


    Hakkında:


    Heteroseksüel egemenlik koşullarında eşcinsel tercihler yapan ve bunu yasayip savunan kişiler ayrıksı olmanın bedelerini de öderler.Onların varlılkları hep tehdit altındadır.


    Eşsiz yetenekleriyle harikalar yaratarak bu tehdidi savuşturların yaşantıları da eserleri kadar ilgiye değer Dünyamızı zenginleştiren 40 eşcinsel dahinin yaşam hikayelerinden oluşan bu kitapta,(escinsel tercihlerin ifade bulduğu yaşantılardan çarpıcı kesintiler yanında,yaşantıların geçtiği tarihsel anların,mekanların ve ortamların canlı,akıcı ve güçlü bir birikime dayanan anlatımlarını bulacaksınız.


    Platon'dan Wittgenstein'a,Sappho'dan Wirginia Woolf'a,Büyük İskender'den Keynes'e uzanan kişisel bir tarih de denebilir buna.


    Hem de felsefe,askerlik,tiyatro müzik ve eleştiri sanatlarını da içine alan bir tarih.


    Yenilikler ve devrimler,ne türden olursa olsun bir egemenliğe karşı verilen savaşla ortaya çıkmışlardır Özgürlük tanımları,sınırlarda dolaşan insanların eylemleriyle değişir,genişler.


    Ama zaten tarih dediğimiz şey onların eylemerinden oluşmaz mı?